Eğitici Masallar 10 Görüntülenme 2 dk okuma

Mina ile Pof: Sabun Baloncukları Neden Yuvarlaktır?

Sekiz yaşındaki Mina, balkon bahçesindeki fesleğenleri sularken komşuları için yapılacak yaz şenliğine sabun baloncukları hazırlamak istedi. Mor tişörtünün üstüne kayısı rengi tulumunu giydi, koruyucu gözlüğünü taktı ve teyzesi Derya'nın gözetiminde geniş bir leğene suyla sabun karışımı koydu. Gri tavşanı Pof güvenli bir minderden izliyordu. Mina yuvarlak halkayı üfleyince parlak bir küre uçtu. Kare biçimli çubuğu deneyince kare balon bekledi, ama yine yuvarlak bir baloncuk oluşunca şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı.

Derya Teyze, sabunlu suyun çok ince bir zar oluşturduğunu anlattı. Zarın içindeki su parçacıkları birbirini çekiyor, sabun da bu ince yüzeyin hemen kopmadan esnemesine yardım ediyordu. Bu çekişe yüzey gerilimi denirdi. Zar, içine dolan havayı çevrelerken mümkün olan en küçük yüzeyi seçmeye çalışırdı; her yönden eşit sıkışan hava için en uygun biçim küreydi. Mina, üçgen ve yıldız biçimli çubuklardan çıkan zarların kenarda kısa süre o şekli taşıdığını, serbest kalınca yine yuvarlandığını dikkatle gözledi.

Mina bu düşünceyi sınamak için biri küçük, biri büyük iki halka seçti. İkisini de aynı karışıma batırdı, yavaş ve eşit nefesle üfledi. Küçük halka minik, büyük halka iri bir küre yaptı; boyut değişmiş ama yuvarlaklık değişmemişti. Sonra iki baloncuk birbirine dokundu. Aralarında düz sayılabilecek ince bir ortak duvar belirdi, dış yüzeyleri ise kavisli kaldı. Derya Teyze, baloncuklar birleşince zarların yine en az yer kaplayan dengeli düzeni aradığını söyledi. Mina gördüklerini resimli gözlem kartlarına çizdi.

Şenlik başlamadan önce hafif rüzgâr çıktı ve ilk baloncuklar hemen patladı. Mina daha çok sabun eklemek yerine leğeni gölgeli, rüzgârdan korunan köşeye taşıdı; çünkü hızlı esinti ve sıcak güneş ince zardaki suyu çabuk azaltıyordu. Pof leğenden uzakta, minderinde havuç yerken Mina baloncukları insanların yüzüne doğru değil, açık alana üfledi. Küçük çocuklara karışımın içilmemesi ve deneyden sonra ellerin durulanması gerektiğini anlattı. Bilim yapmak, sonucu görmek kadar güvenli koşulları kurmak demekti.

Şenlikte Mina farklı biçimli çubukları sıraya dizdi. Çocuklar önce tahminlerini resimle gösterdi, sonra çıkan baloncukları saymadan biçimlerini karşılaştırdı. Kareden, yıldızdan ve üçgenden ayrılan baloncukların çoğu aynı yuvarlak sonuca ulaştı; güneş ışığında renkler ince zarın üzerinde dans etti. Mina, bir sorunun cevabını ezberlemek yerine tahmin edip gözlemleyerek bulmanın daha eğlenceli olduğunu düşündü. O gün herkes sabun baloncuklarının sihirle değil, esnek zarın yüzey gerilimi ve içerideki havanın dengeli basıncı sayesinde küreye benzediğini öğrendi; Pof da patlayan renkleri minderinden merakla izledi.