Umay ile Pars ve Mangrov Adasının Gelgit Kapısı
Umay ile Pars, kıyı köyünün yeni mangrov fidanlarını taşıyan tohum sandığını araştırma kayığına yüklemişti. Tam adaya yaklaşırken meraklı balıkçıl Maki ipin üzerine konmuş; düğüm gevşeyince sandık sığ kanala düşüp kök kemerlerinin ardına sürüklenmişti. Köyün fidan dikme günü gün batımında başlayacaktı. Pars boynundaki ahşap gelgit diskine baktı, Umay da dürbününü kaldırdı. Su yükselmeden sandığı bulmaları gerekiyordu; ancak adada acele etmek yerine işaretleri dikkatle okumaya karar verdiler.

İlk kanalda iki yol ayrılıyordu. Geniş geçit parlak görünse de çamur üzerindeki su çizgisi, biraz sonra tamamen kapanacağını gösteriyordu. Dar yolun mangrov gövdelerinde ise daha alçak yosun izleri vardı. Pars disk üzerindeki ay ve su sembollerini kıyıdaki tahta ölçüm kazığıyla karşılaştırdı; gelgitin yükselmekte olduğunu anladı. Umay, güvenli dönüş için turuncu kurdeleleri yüksek dallara bağladı. Maki önden uçarken dar ama açık kalacak kanalı seçtiler ve küreklerini köklere değdirmeden ilerlediler.

Kırmızı Kaya kıyısında sandığın sarı ipini buldular, fakat ip dev bir kök kemerinin altına uzanıyordu. Kayık geçemeyecek kadar genişti. Umay suya girmek yerine sırt çantasındaki katlanır aynayı çıkardı; güneş ışığını kemerin altına yansıttı. Pars yansımada sandığın akıntıyla küçük bir koyda döndüğünü gördü. İkisi uzun bambu kancayı birleştirip ipi nazikçe yakaladı. Tam çekerlerken Maki kanat çırparak yukarıdaki kuru dalı gösterdi; ip dala dolanmıştı.

Gelgit yükseldikçe dal suya yaklaşmış, düğüm daha da sıkışmıştı. Umay kayığı sabit tutarken Pars güvenlik ipini beline bağlayıp sağlam kök çıkıntısına uzandı. Dala zarar vermeden ipi gevşetti; Maki de gagasıyla hafif ucu kaldırdı. Sandık serbest kalınca akıntı onu Umay'ın bambu kancasına doğru taşıdı. Birlikte çekip kapağı açtılar. Tohum keseleri kuru kalmıştı, çünkü sandığın içi balmumuyla kaplıydı. Ancak dönüş kanalında su artık turuncu kurdelelerin altına kadar yükselmişti.

Pars gelgit diskini yeniden kontrol etti; dönüşmek yerine yüksek kökler arasındaki sakin çevre yolunu seçtiler. Kurdeleleri topladılar, arkalarında hiçbir iz bırakmadılar ve gün batımından önce köye ulaştılar. Fidan dikiminde herkese mangrovların kıyıyı dalgalardan koruduğunu, yavru balıklara yuva olduğunu anlattılar. İlk tohumu Maki'nin bulduğu koyun karşısına diktiler. Kurtardıkları her kese, gelecekte yeni bir kök kemeri ve güvenli bir balık yuvası olacaktı. Köylüler iki arkadaşın dikkatli planını sevinçle alkışladı. Umay ile Pars maceranın en cesur bölümünün hızla atılmak değil; doğanın işaretlerini okumak, güvenliği paylaşmak ve geçtikleri yeri korumak olduğunu o gün hiç unutmamışlar.
