Leyla ile Bora ve Fener Adası'nın Kayıp Işığı: Macera Masalı
Leyla ile kuzeni Bora, yazı deniz kıyısındaki Martı Köyü'nde geçiriyordu. Bir akşam Fener Adası'nın ışığı yanmayınca limandaki tekneler güvenli koyda bekledi. Fener bekçisi Nuri Dede, eski merceğin üç yansıtıcı parçasından birinin yerinden çıktığını anlattı. Fırtına yaklaşmadan ışığın onarılması gerekiyordu; çocuklar tek başlarına gitmek yerine ailelerine haber verdi ve Nuri Dede'yle birlikte yola çıktı. Leyla su geçirmez haritayı, Bora alet çantasını aldı; ikisi de can yeleğini giydi. Küçük yelkenli, sakin koydan adaya doğru ilerledi.
Adaya vardıklarında taş iskele yosunluydu. Koşmak yerine ipli korkuluk boyunca yavaşça yürüdüler. Haritada fener kulesine çıkan üç patika vardı; en kısa yol düşen dallarla kapanmıştı. Leyla pusuladaki kuzey işaretini kayalıklarla karşılaştırıp martı yuvalarından uzak geçen dolambaçlı yolu seçti. Bora, dönüşte bulabilmeleri için yere bir şey bırakmak yerine haritadaki belirgin ağaçları işaret etti. Patikanın sonunda rüzgâr çanları farklı seslerle sallanıyordu. Nuri Dede, eski bekçilerin doğru kapıyı seslerin sırasıyla bulduğunu hatırladı.
Üç kapıdan yalnızca ortadakinin üzerinde dalga, martı ve yıldız kabartmaları vardı. Leyla rüzgâr çanlarında da aynı sırayı fark etti. Kapı açılınca karanlık bir bakım odası ortaya çıktı. Bora fenerini yaktı; yerde kırık cam değil, yuvasından çıkmış üçgen bir ayna parçası duruyordu. Parçaya çıplak elle dokunmadılar. Nuri Dede koruyucu eldiven giyip aynayı aldı. Fakat merdivenin üst bölümü sıkışmıştı. Leyla duvardaki eski dişli düzenini incelerken Bora alet çantasından uygun anahtarı seçti.
Çocuklar dişlileri zorlamak yerine üzerlerindeki renkli noktaların sırasını izledi. Bora gevşek vidayı sabitledi, Leyla kolu yavaşça çevirdi; merdiven güvenle açıldı. Kulenin tepesinde büyük merceğin bir yanı karanlık kalıyordu. Nuri Dede üçgen aynayı boş yuvaya yerleştirdi, fakat ışık denize dönmüyordu. Leyla haritadaki yıldız çizgisinin yönünü gösterdi. Bora döner tabandaki küçük kilidi açtı. Üçü merceği birlikte doğru açıya getirdiğinde güçlü, sıcak ışık denizin üzerinde uzun bir yol çizdi.
Fırtınanın ilk damlaları düşerken hepsi kule içinde güvendeydi. Limandan çalan neşeli çan, ışığın görüldüğünü bildirdi. Yağmur hafifleyince dönüş yoluna çıktılar, kaygan taşlarda yine ipli korkuluğu kullandılar ve köye güvenle ulaştılar. Ertesi gün Leyla ile Bora, yetişkinlerle birlikte fenerin bakım listesini hazırladı; yedek aynalar güvenli kutuya kondu, patika işaretleri yenilendi. Köylüler onları cesur kahramanlar ilan etti. Leyla, cesaretin plansızca öne atılmak olmadığını söyledi: hazırlanmak, tehlikeyi fark etmek, doğru aracı seçmek ve ekip arkadaşına güvenmekti.