Suna ve Keten Taç: Unutulan Beş Köyün Klasik Masalı
Klasik Masallar 4 Görüntülenme 2 dk okuma

Suna ve Keten Taç: Unutulan Beş Köyün Klasik Masalı

Bir varmış bir yokmuş, çevresindeki beş köye taş yollarla bağlanan Akçayır ülkesinde Suna adında dokuz yaşında bir haritacı çırağı yaşarmış. Bir kış, sarayın kâtibi yolları yalnız zengin tüccarlara açtırınca köylerin un çuvalları, şifalı otları ve mektupları sınır kapılarında beklemiş. Yaşlı hükümdar, halkı gerçekten anlayacak kişiyi bulmak için saraya en hafif ama en değerli hazineyi getirenin başdanışman olacağını ilan etmiş. Suna, altın aramak yerine yıpranmış haritasını alıp beş köyü yürüyerek dinlemeye çıkmış.

Suna ve Keten Taç: Unutulan Beş Köyün Klasik Masalı — görsel 1

İlk köyde değirmenci ona ince bir keten ip verip ununun öteki köylere ulaşmasını dilemiş. İkinci köyün şifacısı yeşil ipini, üçüncü köyün çömlekçisi kiremit rengi ipini uzatmış. Dördüncü köyde çoban, kopan köprünün onarılmasını isteyerek lacivert bir ip bağışlamış; beşinci köyün çocukları da mektuplarının kaybolmaması için sarı iplerini paylaşmış. Suna her dileği haritasına işlemiş. İpler tek başına hafifmiş, fakat onları taşıyan sözler omzunda önemli bir emanet gibi duruyormuş.

Suna ve Keten Taç: Unutulan Beş Köyün Klasik Masalı — görsel 2

Dağ eteğindeki eski dokuma evinde konuşan bir mekik, iplerin ancak verilen sözler tutulursa birleşeceğini fısıldamış. Suna, köylülerle birlikte önce taşları temizlemiş, sonra küçük köprüyü sağlam kalaslarla onarmış ve kapılara herkes için aynı geçiş ölçüsünü yazdırmadan resimli işaretler koymuş. Her tamamlanan işte mekik bir renk dokumuş. Akşam olduğunda beş keten şerit, başak biçimli sade bir taçta birleşmiş. Taç neredeyse bir tüy kadar hafifmiş; yine de içindeki emek, beş yolun ağırlığını taşıyormuş.

Suna ve Keten Taç: Unutulan Beş Köyün Klasik Masalı — görsel 3

Saray kâtibi tacı görünce gizlice altın teller ekleyip onu daha gösterişli yapmak istemiş. Fakat ilk altın tel değdiği anda keten şeritler çözülmüş ve beş renk ayrı ayrı yere düşmüş. Suna öfkelenmeden, tacın buyruğa değil gönüllü emeğe bağlandığını anlatmış. Hükümdar köy temsilcilerini yuvarlak sofraya çağırmış; herkes yol, köprü ve kapılarla ilgili ihtiyacını sırayla söylemiş. Kâtip de kendi kararlarının insanları nasıl yalnız bıraktığını ilk kez dinlemiş, ardından yanlış kuralları kaldırıp onarım ekibine katılmaya söz vermiş.

Suna ve Keten Taç: Unutulan Beş Köyün Klasik Masalı — görsel 4

Kâtip ilk taşı köprüye yerleştirip sözünü tuttuğunda konuşan mekik yeniden çalışmış, keten taç bu kez daha sağlam örülmüş. Hükümdar tacı Suna'nın başına koymak yerine yuvarlak sofranın ortasına bırakmış; çünkü değeri tek kişiyi yüceltmesinden değil, beş köyü birbirine hatırlatmasından geliyormuş. Suna başdanışman olmuş ve her ay haritasıyla yollara çıkıp çocukları, yaşlıları, çiftçileri ve ustaları dinlemiş. Akçayır halkı böylece adil yönetimin yüksekten konuşmak değil, yolu paylaşmak, verilen sözü tutmak ve en uzakta kalanın sesini de duymak olduğunu öğrenmiş.

Suna ve Keten Taç: Unutulan Beş Köyün Klasik Masalı — görsel 5
Paylaş: