Çocuk Masalları 2 Görüntülenme 2 dk okuma

Ece ile Renkli Uçurtmalar Şenliği

Mahalle parkında her yaz Renkli Uçurtmalar Şenliği yapılırdı. Ece bu yıl en yükseğe uçan uçurtmayı yapmak istiyordu. Arkadaşı Aras sağlam bir iskelet, Duru ise uzun kurdelelerden neşeli bir kuyruk önerdi. Ece heyecanla büyük bir kâğıdı kesmeye başladı, fakat arkadaşlarının ölçülerini dinlemeden çıtaları yapıştırdı. İlk denemede uçurtma havalanmak yerine çimenlere yuvarlandı. Ece rüzgâra kızacak gibi oldu, sonra Duru'nun işitme cihazlarını ayarlayıp işaret ettiği gevşek köşeyi fark etti. Sorun rüzgârda değil, aceleyle kurdukları dengedeydi.

Üç arkadaş çimenlere oturup sırayla konuşmaya karar verdi. Aras, iki çapraz çıtanın eşit uzunlukta olursa iskeleti dengeleyeceğini anlattı. Duru, rüzgârı yüzünde hissederek kuyruğun hangi yönde savrulduğunu gösterdi. Ece de renkli kâğıtları birleştirmek için hafif bir katlama yöntemi biliyordu. Her fikir büyük bir çizimde buluştu. Cetveli birlikte tuttular, düğümleri iki kez kontrol ettiler ve uçurtmanın iki yanını eşit ağırlıkta süslediler. Ortaya turkuaz, mor, sarı ve kırmızı parçalardan oluşan büyük bir altıgen çıktı.

İkinci denemede uçurtma yükseldi, ama birden sola çekildi. Ece ipi yalnız başına sıkıca tutunca ayakları kaydı. Aras makarayı yavaşça çözmesini söyledi; Duru da rüzgârın kısa süreli yön değiştirdiğini elleriyle gösterdi. Birlikte birkaç adım gerilediler. Uçurtma yeniden dengelendi ve ağaçların üzerine çıktı. Tam sevinirlerken parkın kenarında küçük Kerem'in yırtılmış uçurtmasına baktığını gördüler. Şenliğin başlamasına az kalmıştı. Ece kazanma düşüncesini bir kenara bırakıp renkli kâğıtlarından bir parçayı Kerem'le paylaştı; diğerleri de çıtayı onardı.

Şenlik başladığında gökyüzü balık, yıldız ve kuş biçimli uçurtmalarla doldu. Güçlü bir rüzgâr çıkınca bazı çocukların ipleri birbirine dolandı. Ece, Aras ve Duru kendi uçurtmalarını biraz alçalttı. Çocuklara sakin biçimde aynı yöne yürümelerini söylediler, karışan makaraları sırayla çözdüler. Duru, gürültüde herkesin anlayabilmesi için basit el işaretleri kullandı; kısa sürede bütün grup ona uydu. İpler ayrılınca uçurtmalar yeniden yükseldi. Park görevlisi en yüksek uçurtmayı değil, başkalarının uçmasına yardım eden ekibi alkışladı.

Gün batarken üç arkadaş uçurtmalarını yan yana uçurdu. Ece, tek başına kazanmaktan daha güzel bir şey keşfetmişti: Bir fikri dinlemek, kendi fikrinden vazgeçmek değil; onu daha güçlü bir bütüne katmaktı. Kerem onardıkları uçurtmayla koşarken gülümsedi. Ece, Aras ve Duru ortak altıgen uçurtmanın kuyruğuna üç yeni kurdele bağladı; her kurdele farklıydı ama aynı rüzgârda uyumla dans ediyordu. Şenlik sonunda ödül olarak parkın atölye anahtarını aldılar ve gelecek hafta isteyen herkese uçurtma yapmayı öğretmeye söz verdiler. Çünkü başarı, paylaşıldığında gökyüzünü herkes için genişletirdi.