Çocuk Masalları 6 Görüntülenme 2 dk okuma

Sena'nın Yamuk Taçlar Kulübü

Sena, mahalle sanat gününde takmak için parlak kartondan bir taç yapıyordu. Cetveli kayınca tacın bir yanı uzun, öbür yanı kısa kesildi. Üstelik yapıştırıcı mor kâğıda kocaman bir leke bırakmıştı. Sena, kusursuz taç yapan arkadaşlarının yanına gidemeyeceğini düşünüp eserini masanın altına sakladı. Atölye kedisi Ponpon tacı çekip çıkarınca yamuk uçlar komik biçimde sallandı ve arkadaşları merakla çevresine toplandı.

Umut, tacın yüksek tarafının bir dağa benzediğini söyledi. Lila, mor lekeyi gece gölüne çevirebileceklerini düşündü. Sena önce onların yalnızca kendisini avutmaya çalıştığını sandı. Sonra herkesin masasında küçük bir sorun olduğunu fark etti: Umut'un tacında yanlış açılmış delik, Lila'nınkinde buruşturulmuş bir köşe vardı. Üçü de çalışmalarını çöpe atmak yerine hataların neye benzediğini sırayla söylemeye karar verdi.

Sena yamuk uca pamuklardan karlı bir dağ, mor lekeye gümüş balıklar ekledi. Umut, yanlış deliği minik bir pencereye dönüştürüp arkasına gülümseyen bir ay yapıştırdı. Lila buruşturulmuş köşeyi renkli bir kuşun kabarık yuvası yaptı. Ponpon masanın üstünde yürürken kuyruğuna yapışan yıldız çıkartmaları yere saçtı. Çocuklar gülerek yıldızları taçların boş yerlerine paylaştırdı; her taç beklenmedik bir hikâye anlatmaya başladı.

Sanat günü başlamadan hemen önce kuvvetli rüzgâr açık pencereden içeri girdi. Taçlardan biri yere düştü, bir başkasının süsü koptu. Bazı çocuklar üzülünce Sena kendi yamuk tacını gösterdi ve “Önce bakar, sonra yeni bir fikir buluruz,” dedi. Herkes bir onarım çemberi kurdu. Biri parçaları tuttu, biri bant kesti, biri yeni şekiller düşündü. Kırılan güneş, uçan kuşa; kopan şerit, uzun bir ejderha kuyruğuna dönüştü.

Sergide masalar birbirinin aynısı kusursuz taçlarla değil; dağlı, göllü, pencereli, kuşlu ve ejderhalı başlıklarla doldu. Ziyaretçiler her eserin öyküsünü dinlemek için sıraya girdi. Atölye sorumlusu, çocukların kulübüne “Yamuk Taçlar Kulübü” adını verdi. Sena tacını saklamak yerine başına gururla taktı. Mor lekeyi gösterip onun en sevdiği gece gölüne nasıl dönüştüğünü küçük çocuklara anlattı.

Günün sonunda çocuklar masadaki artık kâğıtları renklerine göre ayırdı, kullanılabilecek parçaları bir fikir kutusuna koydu. Kutunun üstüne “Hata değil, başlangıç olabilir” yazdılar. Sena artık bir şey ilk denemede istediği gibi olmadığında hemen vazgeçmiyordu. Önce güvenli biçimde düzeltebileceği yeri inceliyor, gerekirse yardım istiyor, sonra hayal gücünü kullanıyordu. Kusursuzluk değil; merak, sabır ve birlikte denemek çocukların en güzel tacı olmuştu. Ponpon da kulübün ilk tüylü üyesi olarak neşeyle seçilmişti.