Çocuk Masalları 2 Görüntülenme 2 dk okuma

Mert ve Mahallenin Sessiz Ritim Orkestrası

Sekiz yaşındaki Mert, mahalle şenliği için eski bir teneke kutudan davul yapmış. Davulunun ne kadar yüksek çıkarsa o kadar güzel olacağını düşünüyormuş. Parktaki provada tokmakları hızla vurunca güvercinler havalanmış, küçük çocuklar kulaklarını kapatmış. En yakın arkadaşı İdil de kalabalık ve ani seslerden rahatsız olduğu için bankın arkasına çekilmiş. Mert herkesin eğleneceğini sanmış; İdil'in yüzündeki sıkıntıyı görünce çalmayı bırakmış ama nedenini tam anlayamamış.

İdil, Mert'e davulun kötü olmadığını, yalnızca ses çok güçlü ve beklenmedik olduğunda bedeninin gerildiğini anlatmış. Mert önce şenlik davulsuz olmaz diye üzülmüş. Sonra İdil'in söylemek istediğini bölmeden dinlemiş. Birlikte parkın sakin köşesine geçmişler. Mert davula parmak uçlarıyla hafifçe dokunmuş; İdil rahatça dinleyebilmiş. Sesin yalnız yüksek ya da sessiz olmadığını, arada pek çok yumuşak seviye bulunduğunu keşfetmişler.

Mahalle marangozu Sevgi Teyze onlara farklı malzemeleri denemeleri için güvenli artıklar vermiş. İçi pirinçli kapalı kutu hışırdamış, iki tahta kaşık tıkırdamış, gerilmiş kalın lastik hafifçe vınlamış. İdil renkli kartlarla rahat, biraz güçlü ve mola işaretleri hazırlamış; üzerinde yazı yerine basit yüz ifadeleri varmış. Mert her yeni sesi önce yavaşça göstermiş, sonra İdil'in işaretini beklemiş. Böylece prova bir yarış değil, karşılıklı konuşan ritimlere dönüşmüş.

Diğer çocuklar da orkestraya katılmak istemiş. Kimi el çırpmış, kimi dizlerine hafifçe vurmuş, biri de kâğıdı dalga gibi hışırdatmış. Mert herkesin aynı anda çalmasını önerince sesler yine karışmış. İdil, ritmi bölümlere ayırmayı düşünmüş: önce hışırtılar, sonra tıkırtılar, ardından yumuşak davul. Sessizlikleri de müziğin parçası yapmışlar. Her bölüm arasında bir nefeslik boşluk bırakınca herkes sırasını duymuş ve orkestranın ritmi belirginleşmiş.

Şenlik günü park kalabalıklaşınca İdil biraz gerilmiş. Mert programa başlamadan ona hazırladıkları sakin köşeyi göstermiş. Çocuklar ilk ritmi çok hafif başlatmış; seyirciler elleriyle dizlerine eşlik etmiş. Mert davulun güçlü bölümüne gelmeden önce tokmaklarını havada bekletip İdil'in hazır işaretini görmüş. Sonra tek, sıcak bir vuruş yapmış. Ardından gelen kısa sessizlikte herkes gülümsemiş; müziğin gücü kulakları şaşırtmasından değil, birlikte kurulmasından gelmiş.

Gösteri bitince Mert davulunun üzerine en büyük ses en iyi ses değildir anlamına gelen biri büyük, biri küçük iki daire çizmiş. İdil de renkli işaret kartlarını oyun alanında isteyen herkesin kullanabileceği bir sepete koymuş. Çocuklar sonraki provalarda birbirlerine hazır mısın diye sormayı ve mola isteyenlere yer açmayı sürdürmüş. Mert şunu öğrenmiş: Eğlence, herkes aynı şeyi sevdiğinde değil; farklı ihtiyaçlar dinlenip birlikte bir yol bulunduğunda gerçek bir şenliğe dönüşür.