Ela ve Uykucu Bulutun Altı Yumuşak Durağı
Altı yaşındaki Ela, odasındaki ay biçimli gece lambası yanarken yorganına uzanmış ama uykusu henüz gelmemiş. Gün boyunca duyduğu sesler zihninde küçük ziller gibi çınlıyormuş. Pencerenin önüne soluk lila renkli, avuç kadar bir bulut süzülmüş. Adı Pofu'ymuş. Ela'ya, gökyüzünde acele etmeden geçilen altı yumuşak durak bulunduğunu söylemiş. Ela yatağından kalkmadan gözlerini kapatmış; Pofu'nun pamuk gibi yolculuğu odanın içinde başlamış.
İlk durak, nefeslerin dinlendiği Sessiz Koy'muş. Ela burnundan yavaşça nefes alırken Pofu biraz yuvarlanıp büyümüş; Ela nefesini uzun uzun verirken yeniden küçülmüş. Bunu üç kez tekrarlamışlar. İkinci durakta, ılık bir bulut kumu ayaklarının altında hayal etmişler. Ela ayak parmaklarını bir an kıvırıp bırakmış. Topukları, bilekleri ve bacakları yumuşamış. Yatağın çarşafı sanki sakin bir kıyı gibi onu güvenle taşımış.
Üçüncü durak, omuzlara konan tüylerin çayırıymış. Gümüş tüyler birer birer Ela'nın omuzlarına değiyor, günün ağırlığını alıp sessizce uçuyormuş. Ela ellerini sıkmadan açmış, çenesini gevşetmiş, dilini damağından ayırmış. Pofu da iki küçük bulut kolunu aşağı bırakmış. Odadaki oyuncaklar, kitaplar ve perdeler yerli yerinde duruyormuş. Hiçbir şeyin şimdi tamamlanması gerekmiyormuş; gece yalnızca dinlenme zamanıymış.
Dördüncü durakta, akla gelen düşünceler için küçük bir gökyüzü gölü varmış. Ela yarın yapacağı resmi, arkadaşına soracağı soruyu ve kaybolan mavi tokasını üç yuvarlak nilüfer yaprağı gibi düşünmüş. Onları kovalamamış. Her birine sabah görüşürüz deyip suya bırakmış. Yapraklar gölün kıyısındaki yıldız sepetine süzülmüş. Pofu, düşüncelerin kaybolmadığını, sabaha kadar güvenli bir yerde bekleyebileceğini fısıldamış.
Beşinci durak, uzak seslerin bahçesiymiş. Ela önce duvar saatinin yumuşak tıkırtısını, sonra perdenin hafif hışırtısını, en son kendi sakin nefesini dinlemiş. Seslerin arasında geniş sessizlikler varmış. Altıncı durakta, gece göğü koyu mavi bir battaniyeye dönüşmüş. Pofu battaniyenin kenarına minik yıldız düğmeleri iliştirmiş. Ela başından ayaklarına kadar sıcak, ağır ve rahat hissetmiş; kalbi düzenli bir ninni gibi atıyormuş.
Ela gözlerini açtığında hâlâ kendi yatağındaymış. Ay lambası yumuşakça parlıyor, yastığı serin, yorganı sıcacık duruyormuş. Pofu pencerenin dışında küçücük bir bulut olarak beklemiş ve iyi geceler der gibi kıvrılmış. Ela Sessiz Koy'u, bulut kumunu, uçan tüyleri, yıldız sepetini ve gece battaniyesini hatırlamış. Nefesi kendiliğinden yavaşlamış. Bedeninin dinlenmeyi bildiğine güvenmiş; gözleri kapanmış ve Pofu gökyüzünde sessizce nöbet tutarken huzurlu bir uykuya dalmış. Gece boyunca ay ışığı odasına usulca serilip ona sessizce eşlik etmiş.