Çocuk Masalları 22 Görüntülenme 2 dk okuma

Yağmur ile Mavi Saksı: Dürüstlüğün Sıcak Ödülü

Güneşli bir cumartesi sabahıydı. Yağmur, mahallesinin küçük parkına gitmek için erkenden hazırlandı. Elinde minik hasır sepeti, yüzünde kocaman bir gülümseme vardı. Sokakta kuşlar cıvıldıyor, açan çiçekler tatlı tatlı kokuyordu. Yağmur, karşılaştığı bütün komşulara neşeyle 'Günaydın!' diyordu. Yol kenarındaki rengârenk bahçeleri seyretmeye bayılırdı. Özellikle Nurgül Teyze'nin bahçesindeki masmavi saksı, içindeki mor menekşelerle sabah güneşinde pırıl pırıl parlıyordu. Yağmur için her yeni gün, keşfedilecek küçük mutluluklarla doluydu.

O sırada rengârenk bir kelebek uçarak Yağmur'un tam yanından geçti. Yağmur, kelebeği izlemek için sevinçle arkasına döndü. Tam o anda dirseği, bahçe duvarındaki mavi saksıya çarpıverdi. Saksı hafifçe sallandı, yana devrildi ve 'çıt' diye çatladı. İçindeki yumuşak toprak usulca yola döküldü. Yağmur olduğu yerde şaşkınlıkla kalakaldı. Ah, ne yapmıştı böyle? Güzelim mavi saksı çatlamıştı ve etrafta kimsecikler yoktu.

Yağmur'un kalbi küt küt atıyordu. 'Kimse görmedi,' diye düşündü. 'Sessizce eve gidebilir, hiçbir şey söylemeyebilirim.' Ama tam o anda içinden küçük bir ses, 'Bu doğru olmaz,' diye fısıldadı. Ayakları eve doğru gitmek istese de kalbi bir taş gibi ağırlaşmıştı. Doğruyu söylemek biraz korkutucuydu, çünkü Nurgül Teyze üzülebilirdi. Yağmur derin bir nefes aldı. Yanlışını saklamak, onu hiç mi hiç mutlu etmiyordu.

Sonunda Yağmur kararını verdi. Küçük yüreğini topladı ve Nurgül Teyze'nin kapısını usulca çaldı. Kapı açılınca yanakları utançtan kızarmış, gözleri ışıl ışıl parlıyordu. 'Nurgül Teyze,' dedi titrek ama kararlı bir sesle, 'kelebeği izlerken yanlışlıkla mavi saksınıza çarptım ve saksı çatladı. Çok özür dilerim. İsterseniz temizlemenize yardım edebilirim.' Sözlerini bitirince kalbi birden hafifledi. Doğruyu söylemek, düşündüğü kadar zor olmamıştı.

Nurgül Teyze şefkatle gülümsedi. 'Aferin sana Yağmur,' dedi yumuşacık bir sesle. 'Kaza her zaman olabilir. Ama doğruyu söylemek büyük bir yüreklilik ister ve sen bunu başardın.' Birlikte bahçeye gittiler; dökülen toprağı topladılar, mor menekşeleri yeni bir saksıya özenle diktiler. Ardından Nurgül Teyze, mis kokulu ıhlamurla taze kurabiye ikram etti. O güneşli günde Yağmur ile Nurgül Teyze, sıcacık bir dostluk kurdu.

Yağmur o akşam eve dönerken içi kıpır kıpır, kalbi tertemizdi. Bir hata yapmıştı ama dürüst davranarak her şeyi güzelleştirmişti. Anladı ki doğruyu söylemek bazen zor gelse de, insanın yüreğini rahatlatır ve güveni büyütür. Dürüstlük, en değerli hazinedir sevgili çocuklar. Ne zaman bir yanlış yapsanız korkmayın; doğruyu söyleyin, çünkü dürüst kalpler her zaman en güzel dostlukları kazanır.