Yüncük ile Uyku Bulutları: Yumuşak Bir İyi Geceler Masalı
Yemyeşil bir tepenin eteğinde, papatyalarla bezeli yumuşacık bir çayır uzanırdı. Bu çayırın en tatlı sakini, tostoparlak bir kuzu olan Yüncük'tü. Gün boyu zıplayıp oynayan Yüncük, akşam serinliği çökünce yavaşça yorulurdu. Tüyleri pamuk gibi yumuşacıktı; üşüdükçe kendi yününe sarılır, minik burnunu içeri saklardı. Güneş tepelerin ardına usulca inerken Yüncük kocaman bir esnedi. 'Aaah,' dedi uykulu bir sesle, 'sanırım uyku vakti yaklaşıyor.'
Gökyüzünde yusyuvarlak ay usulca yükseldi ve gümüş ışığını bütün çayıra serpti. Otların ucundaki çiy taneleri minik lambalar gibi parıldadı. Serin bir esinti Yüncük'ün kıvır kıvır yününü okşayarak geçti. Her yer öyle sessiz, öyle huzurluydu ki yalnızca uzaktaki derenin şırıltısı duyuluyordu. Yüncük derin bir nefes aldı, sonra yavaaaşça verdi. İçi bir bardak sıcak süt kadar ılıklıkla doldu. 'Nefesim gidip geliyor,' diye mırıldandı, 'tıpkı bir salıncak gibi.'
Yüncük uyumadan önce yumuşak şeyler saymayı çok severdi. Başını kaldırıp gökyüzünde süzülen tembel bulutlara baktı. 'Bir pamuk bulut... iki pamuk bulut... üç yumuşacık bulut...' Her sayıda göz kapakları biraz daha ağırlaştı. Bulutlar sanki ona el sallıyor, 'Merak etme minik kuzu, biz hep buradayız,' diyorlardı. Yüncük yeniden derin bir nefes aldı, yavaşça verdi. 'Dört bulut... beş uykulu bulut...' Sesi gittikçe inceldi, kirpikleri usulca kapanmaya başladı.
Yüncük'ün her gece yaptığı tatlı bir alışkanlığı vardı: bütün dostlarına 'iyi geceler' derdi. 'İyi geceler, uykuya dalan papatyalar,' diye fısıldadı. 'İyi geceler, şırıl şırıl dere. İyi geceler, tepedeki yaşlı meşe. İyi geceler, yuvasına dönen kelebekler.' Rüzgâr bu sevimli sözleri duyunca yavaşladı, çiçekler yapraklarını usulca kapadı, dere daha sakin aktı. Sanki bütün çayır, Yüncük'le birlikte esnedi ve uykuya hazırlandı. Her yer yumuşacık, her yer sessizdi.
Tam o sırada annesi geldi, sıcacık yünüyle Yüncük'ün yanına sokuldu. Yumuşak vücuduyla minik kuzuyu sardı, çevrelerini kabarık yünle örttü. 'Buradayım yavrum,' dedi tatlı bir sesle, 'güvendesin, sımsıcak sarılısın.' Yüncük annesinin kalp atışını dinledi: güm-güm, güm-güm... tıpkı bir ninni gibi. Toprak ılıktı, yün yumuşaktı, ay ışığı üzerlerine ince bir battaniye gibi seriliyordu. Yüncük son bir kez esnedi ve 'İyi geceler anne,' diye mırıldandı.
Sevgili çocuklar, tıpkı Yüncük gibi siz de uyumadan önce derin ve yavaş bir nefes alın, gökyüzündeki bulutları usulca sayın ve sevdiklerinize 'iyi geceler' deyin. Unutmayın, gece sizi korkutmak için değil, dinlendirmek için gelir. Yatağınız sıcak, yastığınız yumuşak, sevginiz kocamandır. Şimdi gözlerinizi yumun, kirpikleriniz usulca kapansın... Bir bulut, iki bulut, üç yumuşacık bulut... İyi geceler, tatlı rüyalar. Mışıl mışıl uyuyun.