Eğitici Masallar 17 Görüntülenme 2 dk okuma

Damla ile Pırıl: Su Tasarrufu Masalı

Küçük Damla, akşam olunca dişlerini fırçalamak için banyoya koştu. Musluğu sonuna kadar açtı, ama fırçalarken suyu bir türlü kapatmadı. Şırıl şırıl akan berrak su, lavabodan aşağı boşa akıp gidiyordu. Damla işini bitirdi, ışığı söndürüp yatağına gitti. Ne var ki musluk tam kapanmamıştı; gecenin sessizliğinde şıp, şıp, şıp diye damlamaya devam etti. Damla ise bunu hiç duymadan, yorganına sarılıp mışıl mışıl uyuyordu.

Gecenin bir yarısı, minik ve tatlı bir ses Damla'yı usulca uyandırdı. 'Şıp şıp, buraya bak!' Musluğun ucunda, pırıl pırıl parlayan, kocaman gülümseyen bir su damlası duruyordu. 'Merhaba, ben Pırıl,' dedi damla neşeyle. 'Sen uyurken arkadaşlarım birer birer musluktan kaçıp gidiyor. Açık kalan her musluk bizi boş yere yollara düşürüyor. Gel benimle, sana çok özel bir yer göstermek istiyorum.'

Pırıl, Damla'nın avucuna hafifçe kondu ve birlikte parıltılı Su Ülkesi'ne süzüldüler. Orada eskiden pırıl pırıl akan dereler şimdi yorgun ve halsiz görünüyordu. Rengârenk çiçekler başlarını eğmiş, susayan toprak çatlamıştı. 'Boşa akan her damla buradan eksiliyor,' diye açıkladı Pırıl üzülerek. 'Oysa tek bir damla bile çok değerlidir. Küçük bir dikkat, koca gölleri doldurabilir, kuruyan bahçeleri yeniden yeşertebilir.' Damla gördükleri karşısında derin derin düşündü.

Pırıl, tatlı tatlı gülümseyerek suyu korumanın sırlarını anlattı: 'Dişini fırçalarken musluğu kapat, suyu yalnızca gerektiğinde aç. Ellerini sabunlarken suyu boşa akıtma. Damlayan bir musluk görürsen hemen büyüklerine haber ver. Bardağında kalan suyu dökme, onunla çiçekleri sula.' Damla her sözü büyük bir dikkatle dinledi. 'Ben de suyu koruyabilirim!' dedi sevinçle ellerini çırparak. Pırıl'ın ışığı daha da parladı, çünkü küçük bir yardımcı bulmuştu.

Sabah güneşi doğunca Damla yatağından sevinçle fırladı. İlk iş, damlayan musluğu sıkıca kapattı; o şıp şıp sesi hemen kesiliverdi. Dişlerini fırçalarken suyu kapadı, ellerini yıkarken damlaları ölçülü kullandı. Bardağında kalan suyu da pencere önündeki saksının çiçeğine döktü. Sonra annesine, babasına ve küçük kardeşine öğrendiği güzel alışkanlıkları tek tek anlattı. O gün Su Ülkesi'ndeki dereler yeniden şırıl şırıl akmaya başladı, çiçekler doğrulup gülümsedi.

Damla o günden sonra suyu asla boşa harcamadı. Çünkü artık biliyordu ki her damla su, bir çiçeği açtıracak, bir dereyi güldürecek kadar kıymetlidir. Musluğu sıkıca kapatmak gibi küçücük bir dikkat bile, koskoca bir dünyayı serin, temiz ve yemyeşil tutmaya yeter. Sen de suyu dikkatli kullanırsan, hem doğaya hem de tüm canlılara paha biçilmez, çok güzel bir armağan vermiş olursun.