Macera Masalları 4 Görüntülenme 2 dk okuma

Ekin ile Arya ve Zümrüt Kanyonun Uçan Haritası

Zümrüt Kanyon'un tepesindeki Rüzgâr İstasyonu, vadide yetişen bütün meyve ağaçlarının tohumlarını saklarmış. Dokuz yaşındaki Ekin ile on yaşındaki kuzeni Arya, istasyon bekçisi olan teyzelerini ziyarete geldikleri sabah kırmızı alarm çanı çalmış. Gece fırtınası tohum kasasını raylı taşıyıcıdan düşürmüş, kanyonun aşağısına sürüklemiş. Kasadaki tohumlar zamanında dönmezse ilkbahar ekimi gecikecek, vadideki bahçeler bir yıl sessiz kalacakmış. Yeri gösteren tüy kadar hafif harita da açık pencereden uçup gitmiş.

Ekin dürbününü, Arya pusulasını almış; turuncu kuyruklu küçük kertenkele Çıt da çantaya tırmanmış. Uçan harita, rüzgârla bir kaya kemerine yapışmış. Ekin hemen tırmanmak istemiş, fakat Arya gevşek taşları fark etmiş. İkisi güvenli yolu işaretleyip sırayla ilerlemiş. Çıt dar çatlağa girerek haritanın köşesini aşağı itmiş. Haritada, tohum kasasına giden üç yeşil işaret ve 'Suyu dinle' anlamına gelen dalga sembolü varmış.

İlk işaret onları ikiye ayrılan köpüklü dereye götürmüş. En gürültülü kol kolay görünüyormuş, ama Ekin durup seslerin arasındaki ince şırıltıyı dinlemiş. Eğrelti otlarının arkasında taş basamaklı sakin bir geçit bulmuşlar. Arya ipi iki kıyıdaki sağlam köklere bağlamış; Ekin önce çantaları, sonra Çıt'ı geçirmiş. Karşı kıyıda kasanın mavi boya izi parlıyormuş. Acele etmek yerine çevreyi okumaları onları doğru yolda tutmuş.

İkinci işarette rüzgâr, haritayı yeniden Ekin'in elinden kapmış ve dikenli bir ağaca savurmuş. Arya uçurtma ipini kement gibi atmış, Ekin dürbünle dalın hareketini izlemiş; birlikte haritayı yırtmadan indirmişler. Tam o sırada yukarıdan küçük taşlar yuvarlanmış. İkisi korunaklı bir oyukta beklemiş, Çıt da Ekin'in cebine saklanmış. Rüzgâr dindiğinde yerdeki kasa izleri, yosunlu bir tünele doğru uzanıyormuş.

Tünelin sonunda dev bir kaya, tohum kasasını kanyon duvarına sıkıştırmış. Tek başlarına itememişler. Ekin taşıyıcının kırılmış küçük tekerini kaldıraç, Arya da sağlam bir dalı destek olarak kullanmayı düşünmüş. Birlikte saymışlar: Bir, iki, üç! Kaya azıcık kalkınca Çıt kasanın kayışını boşluktan geçirmiş. İkisi kayışı aynı anda çekmiş ve kasayı kurtarmış. İçindeki tohum keseleri kuru, etiketleri sapasağlammış.

Dönüşte uçan haritayı katlayıp Arya'nın pusula kayışına bağlamışlar. İstasyonda bekleyen köylüler tohum kasasını görünce sevinçle alkışlamış. Ekin en cesur anın kayaya koştuğu an değil, Arya'nın uyarısını dinleyip durduğu an olduğunu söylemiş. Arya da en iyi fikrin tek bir kişiden değil, dürbün, pusula, ip ve hatta Çıt'ın küçücük kuyruğundan oluşan ekipten çıktığını eklemiş. O bahar kanyon yeniden meyve çiçekleriyle dolmuş.