Lopi ve Sis Tepesinin Beş Uyku Çanı
Sis Tepesi'nde geceler, lavantaların üzerine usulca oturan bulutlarla başlarmış. Minik alpaka Lopi yatağına girmiş, annesi yün yorganını omuzlarına kadar çekmiş; fakat gün boyunca topladığı neşeli düşünceler hâlâ zihninde zıplıyormuş. Pencereden beş küçük ışığın tepe yolunda salındığını görmüş. Annesi bunların yalnız sakinleşmeye hazır kulakların duyabildiği uyku çanları olduğunu söylemiş. Lopi mor atkısını takmış, annesinin yanında yavaşça yürüyerek çanların yumuşak seslerini toplamaya çıkmış.
İlk çan inci beyazıymış ve lavanta kapısında asılıymış. Rüzgâr dokununca derin, yuvarlak bir ses çıkarmış. Annesi burnundan bir çiçeği koklar gibi nefes almasını, sonra sıcak çorbayı soğutur gibi yavaşça vermesini istemiş. Lopi bunu üç kez yapınca omuzları gevşemiş. İkinci, açık mavi çan gümüş otların arasında çalmış. Lopi ayaklarını sırayla yumuşak toprağa bastırmış; toprağın onu güvenle taşıdığını hissedince günün telaşı biraz daha uzaklaşmış.
Yolun kıvrımında soluk pembe üçüncü çan onları bekliyormuş. Sesi, uzak bir koyunun esnemesi kadar nazikmiş. Lopi gözlerini kapatıp kulaklarından başlayarak yüzünü, boynunu ve bacaklarını sırayla gevşetmiş. Dördüncü çan adaçayı yeşiliymiş; küçük derenin üzerindeki taş kemerde sallanıyormuş. Çan çalınca Lopi o gün için teşekkür edebileceği üç şeyi düşünmüş: annesinin sıcak sesi, arkadaşlarıyla paylaştığı yonca ve yağmurdan sonra parlayan temiz gökyüzü. Kalbi sakin bir ritim bulmuş.
Tepenin en yuvarlak noktasında sıcak altın renkli beşinci çan varmış. Bu çan hiç acele etmeden tek bir kez çalmış; sesi vadiye yayılırken evlerin pencereleri birer birer loşlaşmış. Lopi zihninde kalan düşünceleri küçük yün bulutlara yerleştirmiş. Tamamlanmamış oyunları yarının mavi bulutuna, merak ettiği soruları sabahın pembe bulutuna koymuş. Bulutlar onları güvenle taşırken Lopi'nin göz kapakları ağırlaşmış, adımları yavaşlamış ve annesine biraz daha sokulmuş. Kendi kalbinin sesini de duymuş: yavaş, sakin ve güvenli. Her adımda ayaklarının altındaki yol, yumuşak bir yastığa dönüşüyor gibiymiş. Annesinin adımları yanında düzenli bir ritim tutuyormuş.
Eve döndüklerinde beş çanın sesi Lopi'nin içinde sessiz bir ninni olmuş. Atkısını sandalyeye bırakmış, yorganına kıvrılmış ve üç sakin nefes daha almış. Ay, pencereye ince bir gümüş çizgi bırakırken annesi iyi geceler demiş. Lopi, düşüncelerin hemen kaybolması gerekmediğini; onlara yarına kadar dinlenecek güvenli bir yer vermenin yeterli olduğunu anlamış. Birkaç dakika sonra nefesi lavantalar gibi düzenli, yüzü küçük bir gülümseme kadar huzurluymuş. Sis Tepesi uyurken beş çan da yeni bir geceye dek sessizce dinlenmiş huzurla.