Eğitici Masallar 4 Görüntülenme 2 dk okuma

Efe ile Poyraz: Pusula Yönleri Nasıl Gösterir?

Sekiz yaşındaki Efe, okulunun Doğa İzleri Parkı gezisine kırmızı çerçeveli pusulasını getirmişti. Öğretmeni gruplara birer harita verip gölet kıyısındaki gözlem kulübesini bulmalarını istedi. Efe'nin omzundaki minik mekanik kuş Poyraz, pirinç kanatlarını açarak pusulanın renkli ucunun kuzeyi göstereceğini söyledi. Efe pusulayı eğik tutunca ibre kenara sürtündü; bunun üzerine onu avucunda düz ve hareketsiz tutarak ilk doğru ölçümünü yaptı.

Haritanın üst kenarında kuzey oku vardı. Efe önce kendi yüzünü kuzeye çevirdi; arkasının güney, sağ kolunun doğu, sol kolunun batı olduğunu fark etti. Haritadaki çam ağacı simgesi kuzeydoğuda görünüyordu. Poyraz, kuzey ile doğu arasındaki yönün kuzeydoğu olduğunu anlattı. Efe haritayı gerçek çevreyle aynı yöne döndürünce kıvrımlı patika, taş köprü ve büyük çamlar kâğıttaki yerleriyle eşleşti.

İkili taş köprüye geldiğinde pusula ibresi birden sağa sola sallanmaya başladı. Efe yönünü kaybettiğini sandı. Poyraz, pusulanın mıknatıslanmış ibresinin Dünya'nın manyetik alanıyla hizalandığını, yakındaki demir korkulukların ölçümü şaşırtabileceğini açıkladı. Köprüden birkaç adım uzaklaşıp anahtarlarını çantasına koydular. Pusulayı tekrar düz tuttuklarında renkli uç yeniden sakinleşti. Efe, bir ölçüm tuhaf görünüyorsa çevredeki metalleri kontrol etmesi gerektiğini öğrendi.

Çamlıkta yollar üçe ayrıldı. Harita, göletin doğuda kaldığını söylüyordu; fakat sık yapraklar suyu gizliyordu. Efe güneşin konumuna baktı ama gün boyunca değiştiği için yalnız ona güvenmedi. Pusulayla doğuyu buldu, sonra haritadaki iki belirgin işareti aradı: çatallı kaya ve yuvarlak açıklık. İkisini de doğru sırada görünce seçtiği yolun sağlamasını yaptı. Poyraz, iyi bir kâşifin tek ipucuyla yetinmeyip farklı işaretleri karşılaştırdığını söyledi.

Bir süre sonra başka bir grup ters çevrilmiş haritaya bakarak batıya yürümeye başladı. Efe onlara yalnızca doğru yolu söylemek yerine pusulayı düz tutmayı gösterdi. Hep birlikte kuzeyi bulup haritalarını aynı yöne çevirdiler. Çocuklar konumlarını taş köprü ve çatallı kayayla eşleştirince hatalarını kendileri fark etti. İki grup doğuya ilerleyip göletin sazlık kıyısına ulaştı; gözlem kulübesinin mavi çatısı ağaçların arasından görünüyordu.

Kulübede öğretmen, yön bulma defterlerine küçük bir pusula gülü çizmelerini istedi. Efe kuzey, güney, doğu ve batıyı; aralarına da dört ara yönü dikkatle yerleştirdi. Poyraz'ın pirinç kanatları sevinçle tıkırdadı. Efe, pusulanın sihirli bir yol gösterici olmadığını; doğru tutulması, metalden uzakta okunması ve harita ile çevre işaretleriyle birlikte kullanılması gereken bir araç olduğunu anlamıştı. Dikkatli gözlem ve kontrol, onları güvenle hedefe ulaştırmıştı. Rotayı kendi aklıyla okuyabilmek ona büyük bir güven ve sevinç vermişti.