Macera Masalları 3 Görüntülenme 2 dk okuma

Selen ile Ayaz ve Bulut Limanı'nın Kaçan Yağmur Yelkeni

Bulut Limanı'nın dev yağmur yelkeni her akşam sis damlalarını toplar, aşağıdaki lavanta bahçelerine su gönderirdi. Bir sabah bağlantı halkası gevşedi ve gümüş mavi yelken rüzgâra kapılıp gökyüzüne yükseldi. Depolardaki su hızla azalırken liman kaptanı bütün ağır gemilerin vadide olduğunu söyledi. On yaşındaki Selen ile dokuz yaşındaki Ayaz, küçük hava tekneleri Kırlangıç'ı hazırladı. Güvenlik kemerlerini bağladılar, yedek ipi, su mataralarını ve pirinç rüzgâr ölçeri kontrol ettiler. Kaçan yelkenin mor kenarı uzakta bir an parladı.

Kırlangıç iki açık mavi fan kanadını çevirerek limandan ayrıldı. Selen dümeni sabit tutarken Ayaz rüzgâr ölçerin küçük okunu izledi. Yelken dümdüz gitmiyor, görünmeyen hava akımlarında zikzak çiziyordu. Önlerinde köpüklü bulutlardan bir tünel belirdi. Selen doğrudan içine dalmak istedi, fakat Ayaz ölçerin hızla döndüğünü gösterdi. Birlikte tünelin altındaki sakin mavi aralığı seçtiler. Tekne hafifçe alçaldı, bulut köpüklerinin altından güvenle geçti ve yelkenin bıraktığı üç parlak su damlasını yeniden buldu.

İz onları Güneş Sütunları denen altın ışık demetlerine götürdü. Yağmur yelkeni iki ışık sütununun arasında dönüp mor şeridini bir bulut çengeline dolamıştı. Selen tekneyi yaklaştırdı, Ayaz yedek ipin ucuna yumuşak kancayı bağladı. İlk atış kısa düştü. Ayaz utanmak yerine rüzgârın yönünü yeniden ölçtü; Selen de tekneyi yarım daire çizerek doğru açıya getirdi. İkinci atışta kanca yelkenin sağlam halkasına geçti. Tam sevinirlerken güçlü bir yükselen hava akımı Kırlangıç'ı yukarı kaldırdı.

Selen dümeni aşağı bastırmak yerine fanları yavaşlattı; Ayaz da yelkeni hemen çekmek yerine ipi azar azar bıraktı. Tekne ile yelken aynı rüzgârda dengelenince sarsıntı durdu. Sonra Ayaz üç kısa çekişle mor şeridi bulut çengelinden kurtardı. Selen Kırlangıç'ı geniş bir dönüşle limana yöneltti. Dönüş yolunda dev yelken arkalarında gümüş bir kuş gibi süzülüyor, topladığı damlaları kaçırmadan taşıyordu. İki arkadaş konuşmadan da uyum sağlayabiliyordu; biri rüzgârı ölçüyor, diğeri teknenin ritmini ona göre değiştiriyordu.

Bulut Limanı göründüğünde herkes beyaz iskeleye koştu. Kaptan yeni bağlantı halkasını çift kilitle sabitledi, Selen ile Ayaz da iplerin gerginliğini birlikte sınadı. Yağmur yelkeni akşam sisini toplayınca turkuaz depolar yeniden doldu; lavanta bahçelerine ince su yolları aktı. Kaptan onlara parlak madalya vermek istedi, ama çocuklar bunun yerine her uçuş öncesi kontrol listesi hazırlanmasını önerdi. O günden sonra limanda hiçbir araç hazırlıksız kalkmadı. Selen ile Ayaz, cesaretin acele etmek değil, tehlikeyi dinleyip arkadaşınla doğru adımı seçmek olduğunu öğrendi.