Macera Masalları 12 Görüntülenme 2 dk okuma

Baran ile Sisli Dağ Köprüsü: Minik Keçi Boncuk'un Macerası

Bir varmış bir yokmuş, sisli yüksek dağların eteğinde küçük bir köyde Baran adında cesur ve iyi kalpli bir çocuk yaşarmış. Baran, sabah erkenden patikada yürürken incecik bir meleme duymuş. Bir kayanın ardında, annesinden ayrı düşmüş minik bir dağ keçisi yavrusu titriyormuş. Yavru, annesini arayarak korkuyla melemeye devam ediyormuş. Boynunda küçük bir çıngırak varmış; Baran da ona sevgiyle Boncuk adını takmış. 'Korkma minik dostum,' demiş, 'seni ailene ben götürürüm.'

Boncuk'un ailesi, derin bir boğazın karşı yamacında, sisin içinde kaybolan otlaklarda yaşarmış. Oraya ulaşmanın tek yolu, uçurumun üzerine gerilmiş, ipleri yıllar içinde yıpranmış eski bir asma köprüymüş. Köylüler o köprüden geçmeye korkarmış. Ama Baran'ın, bir yavruyu annesiz bırakmaya gönlü razı olmamış. Bir an duraksamış ama Boncuk'un ıslak gözlerine bakınca yüreği ısınmış. 'Birlikte olursak korkumuz küçülür,' demiş ve minik keçiyi kucağına alıp yola koyulmuş.

Dağ yolu dik ve sisliymiş. Rüzgar uğuldadıkça sis perde perde önlerini kapatıyormuş. Sis öyle yoğunmuş ki, birbirlerinin sıcaklığından başka tutunacak hiçbir şeyleri yokmuş. Baran değneğiyle yolu yoklayarak ilerlemiş, Boncuk da minik toynaklarıyla onun izinden gitmiş. Yorulduklarında bir çam altında dinlenmişler, birbirlerine sokularak ısınmışlar. 'Sen benim gözüm ol, ben senin dayanağın olayım,' demiş Baran gülümseyerek. Boncuk'un çıngırağı her adımda tatlı tatlı şıngırdayıp sisin içinde onlara yol gösteriyormuş.

Sonunda eski asma köprüye varmışlar. Köprü, rüzgarda bir o yana bir bu yana sallanıyor, tahtaları gıcırdıyormuş. Boncuk korkudan geri çekilmiş. Baran diz çökmüş: 'Sakin ol, birlikte adım atarsak köprü bizi taşır,' demiş. Boncuk'u bir iple usulca kendi beline bağlamış, bir eliyle de halatı sımsıkı tutmuş. 'Bir, iki, üç!' diyerek yavaş yavaş, aynı anda adım atmaya başlamışlar. Korkuları büyükmüş ama cesaretleri daha da büyükmüş.

Tam ortaya geldiklerinde ani bir rüzgar köprüyü sarsmış, bir tahta çatırdayarak kırılmış. Boncuk melemiş, Baran'ın kalbi hızla çarpmış. Ama Baran derin bir nefes almış, 'Sana bir şey olmasına izin vermem!' demiş. Boncuk'u kucağına almış, kırık tahtanın bıraktığı boşluğu dikkatlice aşmış. Minik keçi de cesaretini toplayıp onun boynuna sokulmuş. Adım adım, birbirlerine güvenerek köprünün öbür ucuna sağ salim ulaşmışlar.

Karşı yamaçta Boncuk'un annesi ile ailesi onları sevinçle karşılamış. Minik keçi koşup annesine sokulmuş, çıngırağı mutlulukla şıngırdamış. Keçi ailesi, teşekkür için başlarını usulca eğmiş. Baran o gün şunu öğrenmiş: En zor yollar bile, birbirimize yardım edip el ele verince kısalırmış. Sevdiklerimiz için korkumuza rağmen atılan her adım da bizi daha güçlü yaparmış. Çünkü paylaşılan yük hafifler, paylaşılan cesaret ise iki katına çıkarmış.