Çocuk Masalları 35 Görüntülenme 2 dk okuma

Kuzey'in Düşünme Düğmesi: Cevap İçin Zaman İstemek

Mahalle atölyesinde hafta sonu için bir gölge oyunu hazırlanıyordu. İlay, Kuzey'e davul çalmak isteyip istemediğini sordu; Mert aynı anda dekor boyamasını, başka bir arkadaş da kuklayı yönetmesini önerdi. Üç soru birbirine karışınca Kuzey'in karnı düğümlendi. Birini üzmemek için hepsine ‘Olur,’ dedi, ama kısa süre sonra üç görevi aynı anda yapamayacağını fark etti. Arkadaşları neden sözünden döndüğünü sorunca yüzü ısındı. Aslında oyuna katılmak istiyor, yalnızca neyi seçtiğini düşünmeye zaman bulamıyordu.

Rehber Suna masadan spiral kabartmalı turkuaz bir kil düğme aldı. Bunun sihirli olmadığını, yalnızca kısa bir duraklamayı hatırlattığını söyledi. Düğmeyi avucuna alan kişi ne zaman cevap vereceğini de belirterek düşünme süresi isteyebilirdi. Kuzey derin bir nefes aldı ve arkadaşlarına, ‘Şimdi karar veremiyorum; prova başlamadan önce size söyleyebilir miyim?’ dedi. İlay ile Mert bunun bir reddetme olmadığını anlayınca rahatladı. Suna, bekleyenlerin de aynı soruyu art arda sormamak ve verilen zamana saygı göstermek konusunda sorumluluğu olduğunu ekledi.

Kuzey pencere kenarındaki mindere oturup seçenekleri düşündü. Davulun ritmini seviyordu, fakat yüksek ses uzun sürünce yoruluyordu. Boyamayı seviyordu, ama büyük perdenin tek başına yetişmeyeceğini biliyordu. Kukla iplerini düzenlemek ve sahne değişimlerinde küçük sesler çıkarmak ise ona hem hareket hem sakinlik veriyordu. İlay yanına gelip açıklama yapmak zorunda olmadığını, isterse yalnız seçimini söyleyebileceğini belirtti. Kuzey yine de düşüncesini paylaşınca arkadaşları onun kararsız değil, ayrıntıları fark eden biri olduğunu gördü.

Prova başlamadan Kuzey kukla düzeni ile küçük ritim araçlarını seçti; davulu Mert, perde boyamasını da İlay iki arkadaşıyla üstlendi. Grup, masaya farklı renklerde pürüzsüz taşlar koydu. Hemen karar veren taşını sepete bırakıyor, süre isteyen taşı yanında tutuyor, hazır olduğunda geri koyuyordu. Taşlarda yazı yoktu ve kimse neden beklediğini açıklamak zorunda değildi. Prova sırasında İlay da kostüm rengini seçerken biraz zaman istedi. Kuzey acele ettirmeden bekleyince düşünme hakkının yalnız kendisi için değil, herkes için yararlı olduğunu anladı.

Gösteri günü Kuzey kuklaları doğru sıraya koydu, sahne geçişlerinde yumuşak çıngıraklar çaldı ve kendini rahat hissetti. Üç işi üstlenmediği için arkadaşlarını yarı yolda bırakmamış, tersine seçtiği görevlere özen gösterebilmişti. Oyun sonunda Suna turkuaz düğmeyi rafın ortasına koydu; isteyen herkes duraklamayı hatırlamak için kullanabilecekti. Kuzey artık hızlı cevabın her zaman en doğru cevap olmadığını biliyordu. Düşünmek için süre istemek kabalık değil, hem kendine hem karşısındakine açık davranmaktı. Arkadaşları da sabırla beklemenin birlikte verilen kararları daha güvenilir ve daha neşeli yaptığını öğrendi.