Çocuk Masalları 2 Görüntülenme 2 dk okuma

Zeynep'in Ortak Boya Paleti: Sıra Beklemeyi Öğrenmek

Mahalle sanat atölyesinde çocuklar uzun bir kâğıda deniz altı bahçesi yapacaktı. Masada çok sayıda ince fırça vardı ama köpüklü dalgaları boyayacak geniş turkuaz rulo yalnızca bir taneydi. Zeynep ruloyu görür görmez uzandı; aynı anda Arda da sapını tuttu. Zeynep, “Ben önce gördüm,” diyerek çekince paletten birkaç mavi damla yere sıçradı. Arda'nın yüzü asıldı, diğer çocuklar bekledi. Öğretmen Esra ruloyu masaya bırakıp pürüzsüz koyu mavi sıra taşını avucunda gösterdi. Atölye bir anda sessizleşti.

Esra, ortak araçları kullanırken sıra taşının elden ele geçeceğini anlattı. İlk taş Arda'daydı; çünkü dalga taslağını daha önce tamamlamıştı. Zeynep'in karnında sabırsız bir kıpırtı başladı. Beklemek ona hiçbir şey yapmadan durmak gibi geliyordu. Esra, “Sıra beklemek boş kalmak değildir; hazırlanmak, yardım etmek ya da başka bir işe başlamak için zamandır,” dedi. Zeynep derin bir nefes aldı, dökülen damlaları bezle sildi ve rulo için düşündüğü üç dalga hareketini havada eliyle prova etti.

Arda ruloyu kullanırken Zeynep ince fırçalarla mercan dallarının sınırlarını çizdi. Küçük Ece'nin yeşil tonları karıştırmasına yardım etti, sonra boş kalan köşeye üç yuvarlak deniz taşı tasarladı. Arada sırada sıra taşına bakıyordu ama artık dakikalar uzamıyordu. Arda bir dalgayı eğri yapınca Zeynep gülmek yerine, “İstersen yanına köpük noktaları ekleriz,” dedi. Arda'nın omuzları gevşedi. Geniş dalga bölümü bitince ruloyu temizledi, koyu mavi taşı ve fırçayı Zeynep'e birlikte uzattı.

Sırası geldiğinde Zeynep neden beklediğini anladı. Havada yaptığı prova sayesinde ruloyu bastırmadan çevirdi; birbiri ardına yumuşak, turkuaz dalgalar oluştu. İnce fırçayla hazırladığı mercanlar dalgaların altında kaybolmadı, tam tersine daha belirgin göründü. Zeynep işi bitirince ruloyu temizledi ve sıra taşını Ece'ye verdi. Sonra Arda'yla birlikte yere düşen son boya izlerini sildi. Panoda herkesin parçası başka renkteydi, fakat renkler birbirinin üstünü örtmeden aynı denizde buluşuyordu. Zeynep kendi dalgalarından çok bu uyuma sevindi.

Atölyenin sonunda Esra uzun resmi duvara astı. Çocuklar kimin önce, kimin sonra boyadığını hatırlamak yerine mercanların, balıkların ve dalgaların nasıl tamamlandığını konuştu. Zeynep, sıra beklerken aklına gelen deniz taşlarını gösterdi; arkadaşları o köşeyi çok sevdi. Eve giderken koyu mavi sıra taşını değil, onun öğrettiği fikri yanında taşıdı: sabır, isteği susturmak değil, doğru zamanı beklerken iyiliğe devam etmekti. Ertesi hafta makas sırası oluşunca Zeynep hemen bir kesme planı hazırladı ve arkadaşına yer açtı.