Uyku Öncesi Masallar 3 Görüntülenme 2 dk okuma

Momo ve Ihlamur Fenerinin Yavaşlayan Işığı

Ihlamur ağacının gövdesindeki yuvarlak odada yaşayan minik fındık faresi Momo, akşam olunca yaprak biçimli yatağına tırmandı. Dışarıda dallar usulca sallanıyor, oval pencereden mavi gece görünüyordu. Fakat sarı ıhlamur feneri gündüz gibi parlaktı; Momo'nun gözleri kapanmak yerine odadaki her ayrıntıyı izliyordu. Fenerin çevresinde onu kısabilen beş yeşil yaprak kanat vardı. Momo aceleyle hepsini kapatmak istemedi. “Işık da benimle birlikte yavaşlasın,” deyip krem yorganını dizlerine çekti.

Önce birinci yaprak kanadı çevirdi. Odanın en uzak köşesi gölgeye kavuştu, ama yatak hâlâ sıcak sarı ışık içindeydi. Momo günün seslerini düşündü: ceviz kabuğunun tıkırtısı, serçelerin kanat çırpışı, dalların hışırtısı. Her birine içinden iyi geceler dedi. Sonra burnundan küçük bir nefes aldı, fener ışığına bakmadan yavaşça verdi. Kuyruğunu yatağın kenarından içeri topladı. Gün boyunca taşıdığı merakın kaybolmadığını, yalnızca sabaha kadar yumuşak bir sepete bırakıldığını hayal etti.

İkinci ve üçüncü yaprak kanatlar kapanınca ışık, pembe yatağın çevresinde küçük bir gölcük kadar kaldı. Momo adaçayı minderine başını koyup pençelerini gevşetti. Dışarıda bir gece kelebeği pencerenin önünden sessizce geçti; ona bakmak için doğrulmak yerine geçişini göz ucuyla selamladı. Nefes alırken karnındaki krem tüyler hafifçe yükseldi, verirken indi. Momo sayılara ihtiyaç duymadan bu yumuşak hareketi izledi. Ihlamur kokusu, yorganın sıcaklığı ve ağacın güvenli gıcırtısı ona evinde olduğunu hatırlattı.

Dördüncü yaprak kanat da yerini alınca fener artık yalnızca ayak ucunu aydınlatıyordu. Momo, bedeninin hangi bölümlerinin dinlenmek istediğini sırayla fark etti: koşan ayakları, ceviz taşıyan pençeleri, dinleyen kulakları ve gün boyu etrafa bakan gözleri. Hepsine sessizce teşekkür etti. Dallar dışarıda biraz daha yavaş sallanıyor gibiydi; aslında yavaşlayan Momo'nun dikkatiydi. Krem yorganı omzuna kadar çekti, uyku başlığının ucunu minderin yanına bıraktı ve son yaprak kanada uzanmak için acele etmedi.

Sonunda Momo beşinci yaprak kanadı yarıya kadar kapattı. Fener tamamen sönmedi; kapının yolunu gösterecek kadar bal rengi minicik bir ışık bıraktı. Momo gözlerini kapayınca bu ışığı görmedi ama orada olduğunu biliyordu. Nefesi ağacın usul gıcırtısına, kalbi dalların sakin ritmine uydu. Yarın toplayacağı fındıkları düşünmek üzereyken, “Yarın, yarına ait,” diye mırıldandı. Uyku onu yakalamaya çalışmadan, sessiz bir yaprak gibi yanına kondu. Momo dinlenmenin bedene verilmiş nazik bir teşekkür olduğunu bilerek huzurla uyudu. Ihlamur yaprakları da dışarıda yavaşça, küçük bir ninni gibi hışırdayıp gecenin derin mavisine karıştı.