Defne ile Kıpıklar: El Yıkamanın Eğlenceli Sırrı
Defne, her sabah bahçedeki karıncaları, çiçekleri ve yaprakların altını inceleyen çok meraklı küçük bir kızdı. Bir gün elleriyle toprağı karıştırıp taşların altına baktıktan sonra karnı acıkıverdi. Ellerinde bahçenin toprağı, çimenin yeşili ve kim bilir daha neler vardı. Mutfağa koşup masadaki kızarmış ekmeğe uzandı. Tam ısıracakken annesi güler yüzle, 'Dur bakalım küçük kâşif, ellerini yıkadın mı?' diye sordu. Defne şaşırdı, çünkü elleri ona tertemiz görünüyordu.
Annesi çekmeceden büyülü bir büyüteç çıkardı ve Defne'nin avucunun üstüne tuttu. Küçük kız gözlerine inanamadı! Parmaklarının üzerinde zıplayıp yuvarlanan minik minik yaratıklar vardı. Kimi tombul tombul zıplıyor, kimi de neşeyle takla atıyordu. Yuvarlacık, tüylü, rengârenk ve gülümsetecek kadar sevimliydiler. 'Bunlar mikroplar,' dedi annesi, 'ben onlara Kıpıklar diyorum. Gözle görünmezler ama kirli ellerde piknik yapmaya bayılırlar.' Defne kıkırdayarak onları izledi.
Kıpıklar minik burunlarını oynatıp Defne'ye el salladılar. Kimi saçından sarkıyor, kimi de avucunun tam ortasında dans ediyordu. 'Merhabaa!' dediler ince sesleriyle. 'Biz senin ellerinde oyun oynamayı çok seviyoruz. En çok da ekmeğinle birlikte ağzına atlayıp karnına kaymak isteriz!' Defne bunu hiç istemedi, çünkü Kıpıklar karnına gidince insanı hasta edip yatağa düşürebiliyorlardı. 'Sizi karnıma almak istemiyorum,' dedi kararlı bir sesle. Kıpıklar biraz somurttu ama yine de vazgeçmediler.
Defne hemen lavaboya koştu, musluğu açtı ve ellerini sabunladı. Sabun köpükleri baloncuklar gibi kabardıkça Kıpıklar telaşlanmaya başladı. Defne avuçlarını, parmak aralarını ve tırnaklarının altını 'Mutlu Yıllar' şarkısını iki kez söyleyecek kadar ovaladı. Baloncuklar patladıkça banyoyu mis gibi bir sabun kokusu sardı. Kaygan köpük Kıpıkları kaydırağa binmiş gibi kaydırdı; hepsi 'iiiih' diye gülüşerek suyla birlikte giderin içinde kayıp gitti. Defne ellerini durulayıp havluyla kuruladığında avuçları tertemizdi.
O günden sonra Defne, ellerini ne zaman yıkayacağını çok iyi öğrendi. Yemekten önce, oyundan sonra, tuvaletten çıkınca ve hapşırdıktan sonra hemen musluğun başına gidiyordu. Sabunu görünce artık Kıpıklar bile şaşkınlıkla el sallayıp uslu uslu uzaklaşıyordu. Artık el yıkamak onun için sıkıcı bir iş değil, keyifli bir alışkanlıktı. Defne kendini daha güçlü, daha sağlıklı ve tertemiz hissediyordu.
Sevgili çocuklar, ellerimiz gün boyu birçok yere dokunur ve gözle göremediğimiz minik mikroplar onlara tutunabilir. Ama korkmaya hiç gerek yok! Sabun ve suyla ellerimizi güzelce ovaladığımızda, o minik Kıpıklar kaydırağa biner gibi kayıp gider. Unutmayın: yemekten önce ve sonra, oyundan ve tuvaletten sonra ellerinizi sabunla yıkarsanız, hem tertemiz hem de sapasağlam kalırsınız!