Çocuk Masalları 34 Görüntülenme 2 dk okuma

Eylül'ün Eğri Kil Kasesi: Hatalardan Öğrenen Çocuk Masalı

Yedi yaşındaki Eylül’ün sınıfı, bahar sergisi için küçük kil kaseler yapıyordu. Eylül ilk kasesini çevirirken başparmağını fazla bastırdı; kenar bir yana eğildi. İkinci kasesinin tabanı ince kaldı ve kururken çatladı. Yan masadaki düzgün kaseleri görünce yanakları ısındı. Bozuk denemelerini dolabın arkasına saklayıp sergiye katılmamayı düşündü. Öğretmeni Nalan Hanım yalnızca, “Bugün kil sana ne öğretti?” diye sordu. Eylül cevabı bilmiyordu ama soruyu eve götürür gibi aklında taşıdı.

Ertesi gün Eylül dolabın arkasındaki iki kaseyi çıkardı. Eğri kenara parmağının izini, çatlak tabana da çok az kil bıraktığı yeri dikkatle inceledi. Nalan Hanım ona hazır bir kase vermedi; avucunu nasıl destekleyeceğini ve kili azar azar yükseltmeyi gösterdi. Eylül yardım istemenin başarısızlık olmadığını fark etti. Küçük bir deneme topağında yalnızca kenar çalıştı, sonra başka bir topakta eşit taban yaptı. Her parça, bir sonraki adım için sessiz bir ipucu veriyordu.

Sınıf arkadaşı Arda, kendi kasesinin kulpu kopunca öfkeyle kili buruşturdu. Eylül ona sakladığı eğri kaseyi gösterdi ve öğrendiği desteği anlattı. Birlikte kırık parçaları “deneme masası”na dizdiler. Başka çocuklar da devrilen kulelerini, fazla ıslak tabaklarını ve parmak izi dolu kaplarını getirdi. Kimse bunlarla alay etmedi. Çocuklar her parçanın yanında neyi farklı deneyeceklerini resimle anlattılar. Masa kusurları sergileyen bir köşe değil, fikirlerin büyüdüğü canlı bir atölye oldu.

Eylül üçüncü kasesine başlarken acele etmedi. Kili ortaladı, iki avucuyla eşit destekledi ve kenarı küçük hareketlerle yükseltti. Kase bütünüyle simetrik olmadı; ön tarafında yumuşak bir dalga kaldı. Eylül önce onu düzeltmek istedi, sonra dalganın kâseyi kullanmaya engel olmadığını gördü. Çatlak yoktu, tabanı sağlamdı. Üzerine mavi ve sarı noktalar yaptı. Arda da yeni kulpunu daha kalın bağladı. İkisi birbirlerinin işini düzeltmeden, yalnızca istendiğinde öneri verdi.

Bahar sergisinde Eylül sağlam kasesini en öne, ilk iki denemesini de yanına koydu. Ziyaretçiler yalnız son ürüne değil, ilerlemeyi gösteren izlere de ilgiyle baktı. Eylül küçük çocuklara başparmağını fazla bastırınca ne olduğunu anlattı ve yardım isterken duyduğu rahatlığı paylaştı. Sergi bitince eğri ilk kase sınıfta kalemlik oldu, çatlak olanıysa mozaik parçalarına dönüştü. Eylül artık hata yaptığında saklanmak yerine durup bakıyordu. Çünkü hata, “Yapamazsın,” diyen bir duvar değil; “Bir sonraki denemede burayı değiştir,” diyen bir işaretti. Nalan Hanım da onun cesur paylaşımının sınıfa umut verdiğini söyledi.