Macera Masalları 33 Görüntülenme 2 dk okuma

Serra ile Tan ve Taş Ormanın Yağmur Kapısı

Bazalt sütunların göğe uzandığı Taş Orman’da gece boyunca yağmur yağmıştı. Sabah olunca köyün su bahçesine giden dere incelmiş, yukarıdaki ahşap Yağmur Kapısı’nın sıkıştığı anlaşılmıştı. Harita çırağı Serra ile düzenek ustası Tan, kapıyı öğlene kadar güvenle açmak için yola çıktı. Serra kızıl çantasına pusula, bez şeritler ve büyüteç koydu; Tan kısa ip, tahta takoz ve küçük makarasını aldı. Islak taşlar parlıyordu. İki arkadaş, hızdan önce sağlam adım sözü verip patikaya girdi.

Fırtına bazı yön işaretlerini devirmişti; birbirine benzeyen koyu sütunlar patikayı döner gibi gösteriyordu. Serra pusulayı tek başına yeterli saymadı. Kayaların güneş alan yüzlerini, yosunun nemli taraftaki yoğunluğunu ve derenin sesini karşılaştırdı. Tan, geçtikleri güvenli dönüşlere sökülebilir safran renkli bez şeritler bağladı. Kısa yolun üstünde çamura gömülmüş yuvalar görünce oradan geçmediler. Daha uzun ama kuru sırtı seçtiler. Arkalarında hiçbir kalıcı iz bırakmadan kapının bulunduğu dar açıklığa ulaştılar.

Yağmur Kapısı, fırtınanın sürüklediği kalın bir dalla eğri biçimde sıkışmıştı. Tan hemen ipi çekmek istedi, Serra önce suyun gerisindeki basıncı fark etti. Kapı birden açılırsa dere aşağıdaki fideleri sökebilirdi. İkisi yüksekçe güvenli bir noktadan düzenek kurdu. Tan makarayı sağlam bir bazalt çıkıntıya yumuşak keçe ile bağladı; Serra dalın çevresindeki küçük taşları eldivenle gevşetti. Birlikte ritimli çekince dal kapıdan ayrıldı, ama kapıyı hâlâ yalnızca bir parmak araladılar.

Dar aralıktan su güçlü bir çizgi hâlinde akmaya başladı. Serra aşağıdaki dere yatağını izlerken Tan tahta takozu kademe kademe ilerletti. İlk bekleyişte bulanık su duruldu, ikinci aralıkta kuru yan kanal doldu, üçüncüde su bahçesine giden ana yatak yeniden parladı. Tam o sırada gevşek bir taş makaraya doğru yuvarlandı. Serra uyardı; Tan çekmeyi bıraktı ve ikisi güvenli bölgeye geçti. Taş durunca düzeneği yeniden kontrol ettiler. Acele etmemeleri hem onları hem dere kıyısını korumuştu.

Öğle güneşi Taş Orman’ın sütunlarına vurduğunda Yağmur Kapısı dengeli biçimde açıktı. Su bahçesindeki fideler nazik akışla yeniden sulandı. Serra dönüşte bütün bez şeritleri topladı, Tan kırılan dalı patikadan kaldırıp doğal çürüme alanına bıraktı. Köylüler onları alkışlayınca iki arkadaş yalnız kapıyı değil, güvenli yöntemi de anlattı: Önce çevreyi oku, sonra küçük denemeler yap, her değişimden sonra yeniden kontrol et. Gerçek macera, en hızlı yolu seçmek değil; dikkatle planlayıp birlikte düşünerek kimseye ve doğaya zarar vermeden hedefe ulaşmaktı.