Çocuk Masalları 2 Görüntülenme 2 dk okuma

Lorin ve Silinen Seksek: Mahallenin Ortak Oyunu

Lorin sekiz yaşındaydı ve mahallenin kaldırımına çizilmiş gökkuşağı sekseğini çok seviyordu. Cumartesi sabahı elinde tebeşir kutusuyla dışarı çıktığında gece yağmuru bütün çizgileri silmişti. Arkadaşları Eda ile Cem, oyunun bittiğini düşünüp üzülüyordu. Tekerlekli sandalyesiyle gelen Toprak da eski karelerin çok dar olduğunu, bu yüzden oyuna yalnızca puan tutarak katılabildiğini söyledi. Lorin kutuyu açıp “Bu kez yolu hep birlikte tasarlayalım,” dedi.

Çocuklar önce herkesin nasıl hareket etmekten hoşlandığını anlattı. Eda tek ayakla sıçramayı, Cem geriye yürümeyi, Toprak tekerlekleriyle geniş dönüşler yapmayı seviyordu. Küçük Deniz ise sayıları henüz okuyamadığı için renkleri izlemeyi tercih ediyordu. Lorin yere yalnız kareler çizmek yerine geniş daireler, kıvrımlı yollar ve renkli duraklar önerdi. Hiçbir fikirle alay edilmedi; herkesin seçebileceği bir hareket olmasına karar verdiler.

İlk denemede kıvrımlı yol çok keskin oldu ve Toprak'ın sandalyesi mavi durağa rahatça dönemedi. Cem hemen silgi bezine uzandı. Toprak, dönüşün nerede genişlemesi gerektiğini gösterdi; Lorin mezurayla alanı ölçtü, Eda yeni yayı çizdi. İkinci denemede hem tekerlekler hem de koşan ayaklar kolayca ilerledi. Çocuklar bir çizimin yanlış çıkmasının başarısızlık değil, daha iyi bir oyun için ipucu olduğunu fark etti.

Oyuna Renkli Rota adını verdiler. Sarı durakta herkes komik bir hayvan hareketi seçiyor, yeşil durakta yanındaki arkadaşına güzel bir söz söylüyor, mavi virajda istediği hızda dönüyordu. Mor dinlenme adasında yorulanlar soluklanabiliyor, kırmızı yıldızda bütün oyuncular birlikte alkışlıyordu. Kazanan tek kişi yoktu; rota, son oyuncu da bitiş çemberine ulaştığında tamamlanıyordu. Deniz renkleri izleyerek yolu hiç yardım almadan buldu.

Öğleden sonra küçükler, büyükler ve komşu teyze bile oyuna katıldı. Rüzgâr birkaç tebeşir okunu dağıtınca çocuklar tahta parçalarından yeniden kullanılabilir işaretler hazırladı. Toprak işaretlerin kaymaması için altlarına mantar yapıştırmayı önerdi. Eda kuralları resimlerle anlattı; Cem de başlangıçta herkesin bir hareket seçmesine yardım etti. Kaldırım artık yalnız bir oyun alanı değil, fikirlerin birbirine yer açtığı renkli bir buluşma yeri olmuştu.

Akşamüstü Lorin tebeşir kutusunu kapatırken yeniden yağmur kokusu aldı. Çizgiler yine silinebilirdi ama çocuklar üzülmedi; planlarını resimli bir deftere kaydetmişlerdi ve ertesi gün başka bir rota kurabilirlerdi. Toprak, bugün puan tutmak yerine oyunun tam ortasında olmanın harika olduğunu söyledi. Lorin gülümsedi. Mahallede herkes şunu öğrendi: Gerçek oyun, herkesi aynı şeyi yapmaya zorlamaz; farklı hareketlere yer açınca neşe büyür ve arkadaşlık kazanır.