Ilgaz ile Nida ve Çan Kayalıklarının Turna Rotası
Her bahar gümüş kanatlı turnalar, Çan Kayalıkları'nın dört taş kemerinden geçip Yeşil Ova'ya tohum taşırdı. Yol boyunca rüzgârın salladığı dört bronz kaya çanı farklı bir ses çıkarır, sürü bulutlu geçitte yönünü bulurdu. Bu yıl üçüncü çan susunca turnalar ilk kemerin üstünde dönüp durmuştu. Harita bekçisi Nida ile ip ustası Ilgaz dürbünlerini aldı. Akşam sisi gelmeden kayıp çanı bulup yerine takmaları gerekiyordu; yoksa turnalar güvenli ovaya ulaşmak için geri dönecekti. Vadideki gölgeler yavaş yavaş uzamaya başlamıştı.
İki arkadaş, çanın bıraktığı yuvarlak izleri bazalt patikada takip etti. İlk iz ardıçların yanında, ikincisi mor çiçekli bir düzlükteydi; sonra izler aniden bitiyordu. Nida hemen en dik yola yönelmek yerine çevreyi dinledi. Uzakta metalin taşa sürtünen ince sesini duydu. Ilgaz yerdeki ezilmiş otların aşağı değil yana doğru uzandığını fark etti. Birlikte alçak kayalık çıkıntıyı dolandıklarında üçüncü çanı, yaşlı bir ardıcın kalın kökleri arasında sıkışmış hâlde buldular.
Çan iki çocuğun kaldırabileceğinden ağırdı. Ilgaz, sağlam bir ardıç dalına ip geçirip küçük bir makara kurdu; Nida ipin kaymaması için yumuşak keçe parçaları yerleştirdi. Önce aceleyle ikisi birden çekince çan yalnızca sallandı. Sonra Nida düzenli bir ritim saydı, Ilgaz her sayıda aynı güçle çekti. Çan köklere zarar vermeden yavaşça yükseldi. Altına yuvarlak kütükler koyup patikaya taşıdılar. Turnaların gölgesi başlarının üstünden geçerken üçüncü kemere doğru ilerlemeyi sürdürdüler.
Kemerin tepesine vardıklarında yeni bir sorun gördüler: Çanı tutan bronz halka fırtınada çatlamıştı. Eski yerine asmak güvenli değildi. Nida, çantasındaki esnek söğüt şeritlerini; Ilgaz ise yedek ip ve küçük tahta takozlarını çıkardı. Taş kemeri delmeden, eski yuvaya oturan geniş bir askı ördüler. Önce boş bir kum torbasıyla üç kez denediler. Askı sağlam kalınca çanı birlikte yerleştirdiler. Ancak çan rüzgârda yamuk duruyor, sesi öteki üç çanla uyuşmuyordu.
Nida dört kemerin sesini sırayla dinledi, Ilgaz askının bir yanını bir parmak kısalttı. Rüzgâr yeniden estiğinde dört çan pes, ince, sıcak ve berrak seslerle birbirini tamamladı. Turnalar geniş bir yay çizip kemerlerin arasından Yeşil Ova'ya yöneldi; kanatlarından düşen tohumlar patikaya serpişti. Çocuklar kırık halkayı onarım atölyesine götürdü ve yeni askıyı artık her mevsim kontrol etmek için kayıt tuttu. Maceraları onlara, cesaretin yalnız ileri atılmak değil; durup dinlemek, denemek ve doğaya zarar vermeyen yolu birlikte seçmek olduğunu öğretti.