Macera Masalları 3 Görüntülenme 2 dk okuma

Kuzey ve Yankı Kanyonu: Kayıp Çınar Tohumu Macerası

Yüksekdağ köyünün ortasında, gölgesi bütün meydana ulaşan bin yıllık bir çınar vardı. Bir sabah fırtına, ağacın son altın tohumunu koparıp uzaklara savurdu. Köyün bilgesi, tohum gün batmadan Yankı Kanyonu’ndaki Çınar Gözü’ne ekilmezse vadideki kuşların yuvasız kalacağını söyledi. Dokuz yaşındaki Kuzey yürüyüş botlarını giydi, su matarasıyla düdüğünü çantasına koydu. Mavi çanlı dağ keçisi Çıtır, yerdeki parlayan tohum izini bulup önden ilerledi.

İz onları Rüzgâr Basamakları’na götürdü. Dar taş yolun üstünde sert esintiler dönüyor, altın tozlar kayaların arasına kaçıyordu. Kuzey koşmak yerine dizlerini büküp alçaktan yürüdü; Çıtır güvenli basamakları toynağıyla gösterdi. Bir kayanın arkasında tohumu bulduklarında rüzgâr yeniden esti. Kuzey boyunluğunu çıkarıp iki ucundan tuttu, tohumu yumuşak kumaşın içine yakaladı. Sonra boyunluğu kapalı bir kese gibi bağlayıp sırt çantasına güvenle yerleştirdi.

Kanyon girişinde yolları gürültülü bir yankı labirentine ayrıldı. Her tünel Kuzey’in düdüğünü başka yönden geri gönderiyordu. Çıtır’ın çanı çaldığında Kuzey kısa yankının sağlam duvardan, uzun yankının ise açık geçitten geldiğini fark etti. Üç kez dikkatle denediler ve en uzun, temiz sesi izlediler. Yolun sonunda yorgun bir kaya kartalı yavrusu, düşen dalların arkasında kalmıştı. Kuzey dalları tek tek kaldırdı; Çıtır yavruya su kabını yaklaştırdı.

Kurtulan kartal yavrusu kanatlarını açıp üstlerinde daire çizdi ve gizli çıkışı gösterdi. Fakat Çınar Gözü’ne giden eski ahşap köprünün iki tahtası kopmuştu. Kuzey köprüye atlamadı. Çantasındaki kısa halatı sağlam direklere bağladı, geniş bir tahtayı sürükleyip boşluğun üstüne yerleştirdi ve önce ağırlığını yavaşça sınadı. Çıtır karşıya geçtiğinde mavi çanı neşeyle çaldı. Kuzey üç temas noktasını koruyarak dikkatle ilerledi ve tohumu sarsmadan karşıya ulaştırdı.

Güneş kanyon duvarlarının ardına yaklaşırken Çınar Gözü’nün taş çanağını buldular. Ancak çanak kuru ve sertti. Kuzey matarasındaki suyun yarısını toprağa döktü, kalanını dönüş için sakladı. Çıtır toynağıyla küçük bir çukur açtı. Kuzey altın tohumu yerleştirip toprağı kapattı. Kartal yavrusu yukarıdan bir tüy bıraktı; tüy toprağa değer değmez kanyonun bütün yankıları tek, derin bir uğultuda birleşti. İncecik yeşil bir filiz kayaların arasından yükseldi.

Yeni çınarın köklerinden berrak su sızdı, kanyon boyunca küçük pınarlar uyandı. Kuşlar filizin çevresinde dönüyor, rüzgâr artık sertçe itmek yerine dalları nazikçe sallıyordu. Kuzey, Çıtır ve kartal yavrusu yıldızlar belirmeden köye döndü; yol boyunca işaretledikleri güvenli taşları izlediler. Köylüler onları fenerlerle karşıladı. Kuzey maceranın en büyük dersini meydandaki yaşlı çınarın altında anlattı: Cesaret acele etmek değil, tehlikeyi anlamak, hazırlıklı olmak ve dostlarla birlikte doğru adımı atmaktı.