Eğitici Masallar 3 Görüntülenme 2 dk okuma

Ekin ile Puhu Pati: Baykuşlar Neden Sessiz Uçar?

Ekin, orman kıyısındaki doğa merkezinde akşam gözlemine katılmıştı. Biyolog Teyze Aslı, geniş açık hava alanındaki Puhu Pati'ye yiyecek saklayan bir oyuncak hazırladı. Pati tüneğinden süzüldüğünde Ekin kanatların hareketini gördü ama beklediği “fır fır” sesini duymadı. Aynı büyüklükteki tahta model kanat havada sallanınca belirgin bir uğultu çıkıyordu. Ekin sarı dürbününü indirip fısıldadı: “Pati havayı kandırıyor olabilir mi?” Aslı gülümsedi; cevabı bulmak için yere doğal biçimde düşmüş iki tüyü incelemeyi önerdi.

Mantar biçimli gözlem masasında Ekin, büyüteci önce güvercin tüyüne, sonra Pati'nin dökülmüş kanat tüyüne tuttu. Baykuş tüyünün ön kenarında minicik tarak dişlerine benzeyen yumuşak çıkıntılar vardı. Aslı, kanat havayı yardığında tek ve güçlü bir girdap yerine bu saçakların havayı daha küçük akımlara böldüğünü anlattı. Küçük akımlar daha az ani uğultu çıkarıyordu. Ekin parmağını tüyün üstüne bastırmadan yaklaştırdı; yüzey kadife gibi görünüyordu. Bu yumuşak doku da kanat üzerindeki sesli titreşimleri azaltmaya yardım ediyordu.

Sonra Aslı, iki tüyün kopyasını rüzgâr kutusunun önüne yerleştirdi. Düz plastik kopyanın arkasındaki ince kurdeleler hızlı ve dağınık sallandı. Saçaklı, yumuşak kopyanın arkasındaki kurdelelerse daha sakin dalgalandı. Baykuşun geniş kanatları, yavaş hızda bile onu havada tutabiliyordu; böylece Pati sık ve gürültülü çırpışlar yapmak zorunda kalmıyordu. Tüylerin esnek arka kenarları da hava akımını yumuşatıyordu. Ekin, sessizliğin tek bir sırrı olmadığını anladı: saçak, kadifemsi yüzey, esnek uçlar ve geniş kanatlar birlikte çalışan bir takımdı.

Pati ikinci kez uçarken Ekin gözlerini kapatıp yalnızca dinledi. Çok hafif bir yaprak sesi işitti; baykuşlar tamamen sessiz değildi, fakat çoğu kuştan çok daha az kanat sesi çıkarıyordu. Bu özellik Pati'nin avını duymasını ve yaklaşırken fark edilmemesini kolaylaştırıyordu. Aslı, baykuşların keskin işitmesinin de önemli olduğunu söyledi. Ekin bir an Pati'ye daha yakından bakmak istedi, sonra gözlem çizgisinin gerisinde kaldı. Vahşi hayvanları sevmek, onları tutmak değil; güvenli uzaklıktan davranışlarına saygı duymaktı.

Gözlem bitince Ekin defterine yazı yerine dört küçük şekil çizdi: tarak gibi bir kenar, kadife yüzey, esnek tüy ucu ve geniş bir kanat. Yanına da sakin dalgalanan kurdeleler ekledi. Ertesi gün sınıfta arkadaşlarına iki kâğıt kanat modeli gösterdi; biri düz, diğeri yumuşak saçaklıydı. Deney gerçek bir baykuşun bütün özelliklerini kopyalamasa da hava akımının sesle ilişkisini düşünmelerini sağladı. Ekin, doğadaki bir yeteneği anlamanın en güzel yolunun dikkatle bakmak, güvenli bir soru sormak ve canlıya zarar vermeden kanıt toplamak olduğunu öğrendi.