Çocuk Masalları 24 Görüntülenme 2 dk okuma

Eren'in Acele Duyurusu: Bilgiyi Kontrol Etmeyi Öğrenmek

Eren sekiz yaşındaydı ve mahallenin pazar günü yapılacak tohum takas şenliğini haftalardır bekliyordu. Cumartesi akşamı apartman girişinde görevli Banu'nun telefonda 'Çatı bahçesinde yapamayacağız,' dediğini duydu. Cümlenin devamını dinlemeden şenliğin iptal edildiğini sandı. Hemen avluya koşup Melis'e, Can'a ve Zeynep'e duyurdu. Çocuklar hazırladıkları tohum keselerini üzülerek evlerine götürdü. Eren haberi ilk veren kişi olduğu için bir an önemli hissetti, fakat Banu'nun yanına gidip ne söylediğini sormayı aklına getirmedi.

Ertesi sabah Eren, giriş salonunda renkli masalar kurulduğunu görünce şaşırdı. Banu, gece rüzgâr beklendiği için şenliğin çatıdan güvenli giriş salonuna taşındığını açıkladı. İptal sözcüğünü hiç kullanmamıştı. Eren'in karnında ağır bir düğüm oluştu; arkadaşları artık gelmeyecekti. Önce sessiz kalmayı düşündü. Sonra yanlış haberin kendi aceleciliğinden çıktığını söyledi. Banu onu azarlamadı. Duyulan bir parçanın bütün bilgi olmadığını, emin olmadığında 'Bilmiyorum, sorup öğreneyim,' demenin güvenilir bir davranış olduğunu anlattı.

Eren hatasını düzeltmek için bir plan kurdu. Banu'dan saati ve yeni yeri bir kez daha söylemesini istedi, sonra duyduklarını ona kendi cümleleriyle tekrar edip doğrulattı. Melis'i, Can'ı ve Zeynep'i aileleriyle birlikte ziyaret etti. 'Haberi kontrol etmeden söyledim ve sizi üzdüm; özür dilerim,' dedi. Şenliğin iptal olmadığını, yalnızca giriş salonuna taşındığını açıkladı. Çocuklar önce şaşırdı, sonra Eren'in dürüstlüğünü görünce tohum keselerini yeniden aldı. Birlikte, yalnız oklar ve saksı resimleri bulunan yazısız yön kartları hazırladılar.

Şenlik başladığında başka bir komşu saatin değiştiğini söyledi. Eren bu kez hemen duyuru yapmadı. Banu'ya sordu, etkinlik çizelgesini onunla birlikte kontrol etti ve saatin aynı kaldığını öğrendi. Komşuya nazikçe doğru bilgiyi aktardı. Girişte duran resimli kartlar çocukları güvenle salona yönlendiriyordu. Melis domates, Can fasulye, Zeynep kadife çiçeği tohumlarını paylaştı. Eren de herkese kendi paketini anlatırken, doğrulanmış bilginin insanları bir araya getirdiğini; acele bir tahminin ise iyi niyetli olsa bile planları karıştırabildiğini gördü.

Günün sonunda Eren, küçük bir kontrol alışkanlığı edindi: Önce tamamını dinleyecek, sonra kaynağa soracak, en son paylaşacaktı. Bir şeyi bilmiyorsa bunu açıkça söylemekten utanmayacaktı. Arkadaşları da karışıklığı düzelttiği ve sorumluluk aldığı için ona teşekkür etti. Tohum takasından kalan saksıları apartman girişine dizdiler; her filiz, doğru zamanda verilen doğru bilginin küçük bir hatırlatıcısı oldu. Eren önemli görünmenin en hızlı haberi vermekle değil, başkalarının güvenini koruyacak kadar dikkatli, dürüst ve sabırlı davranmakla mümkün olduğunu öğrendi.