Bora'nın Kıkırdama Provası: Şakanın Sınırını Öğrenmek
Dokuz yaşındaki Bora, mahalle tiyatrosunun kukla gösterisinde herkesi güldürmek istiyordu. Turuncu kuklası Pıtırcık'a kocaman mor bir şapka takmış, prova boyunca komik sesler denemişti. Arkadaşı Selin sahneye mavi kuş kuklasıyla çıkınca Bora, habersizce yumuşak şapkayı Selin'in başına koydu ve şapkanın burnuna kadar düşmesini taklit etti. Birkaç çocuk güldü, ama Selin gülmedi; şapkayı çıkarıp geri çekildi. Bora şakanın işe yaradığını düşündü, çünkü odada kahkaha duymuştu. Yönetmen Oya, provayı durdurup Selin'in yüzüne de bakmasını istedi.

Selin, başına izinsiz bir şey konunca seyirci önünde küçümsenmiş gibi hissettiğini söyledi. Şapkanın kendisi komik olabilirdi, ama onun rahatsızlığı gösterinin parçası değildi. Bora önce yalnızca eğlenmek istediğini anlattı. Oya, niyetin önemli olduğunu, ancak şakanın etkisini tek başına belirlemediğini söyledi. Bir kişi durduğunda, yüzü gerildiğinde ya da hoşlanmadığını söylediğinde şaka da durmalıydı. Bora odadaki kahkahayı değil, Selin'in sözlerini dinledi. Şakayı sürdürürse arkadaşının güvenini azaltacağını fark etti.

Bora, Selin'den özür dilerken yalnız üzgünüm demekle yetinmedi. İzin almadan şapkayı başına koyduğunu, onu seyirci önünde rahatsız ettiğini ve bunu tekrarlamayacağını açıkça söyledi. Sonra gösteriyi nasıl onarabileceklerini sordu. Selin, şapkanın bir kuklanın üzerine düşmesini ve kuklanın kendi kararıyla komik bir dans yapmasını önerdi. Bora fikri sevdi, ama hemen kullanmak yerine Selin'in gerçekten isteyip istemediğini yeniden sordu. Selin evet deyince ikisi mor şapkaya yumuşak bir ip bağlayıp güvenli bir kukla oyunu hazırladı.

Yeni provada Pıtırcık şapkayı kendi başına kaldırmaya çalıştı, şapka dönüp yine kuklanın yüzüne indi. Mavi kuş kuklası, yardım isteyip istemediğini sordu; Pıtırcık evet deyince ikisi şapkayı birlikte düzeltti ve kısa bir dans yaptı. Bu kez Selin de güldü. Diğer çocuklar da şaka fikirlerini önce eşleriyle konuştu. Kimi komik bir yürüyüşü seçti, kimi hiç şaka istemedi ve yalnız müzik bölümünde kaldı. Oya, kahkahanın sayısından çok herkesin güvende ve istekli olmasına dikkat etti.

Gösteri akşamı seyirciler mor şapkalı kuklanın dansına neşeyle güldü. Bora alkışları duyunca gururlandı, fakat en çok Selin'in rahatça gülümsediğini görünce sevindi. Perde kapanınca çocuklar hangi şakaların iyi hissettirdiğini konuştular. Bora, komik olmanın bir başkasını hazırlıksız yakalamak olmadığını öğrendi. İzin istemek, dur işaretini hemen dinlemek ve yanlış yaptığında davranışını değiştirmek neşeyi azaltmıyordu; tam tersine herkesin kahkahaya güvenle katılmasını sağlıyordu. Bundan sonra Bora yeni bir şaka düşündüğünde önce karşısındakinin seçimine yer açıyor, gülmenin gerçekten ortak olup olmadığına bakıyordu.
