Mert'in Herkese Açık Oyun Bahçesi
Çocuk Masalları 2 Görüntülenme 2 dk okuma

Mert'in Herkese Açık Oyun Bahçesi

Mahalle parkının boş köşesine yeni bir oyun alanı yapılacağı duyulunca Mert heyecandan yerinde duramadı. Hemen kâğıda yüksek bir kale, sallanan köprü ve hızlı kaydırak çizdi. Ertesi gün planını arkadaşlarına gösterdi. Leyla, turkuaz tekerlekli sandalyesiyle kaleye çıkacak geniş bir yol olmadığını fark etti. Can ise çok gürültülü oyunlarda başının ağrıdığını söyledi. Mert önce resmini savunmak istedi; çok emek vermişti. Sonra arkadaşlarının sessiz kaldığını görünce kalemini bıraktı. “Herkesin oynayamadığı yere oyun bahçesi denir mi?” diye düşündü.

Mert'in Herkese Açık Oyun Bahçesi — görsel 1

Üçü parkın gölgesine oturup bir dinleme çemberi kurdu. Kural basitti: Biri konuşurken diğerleri sözünü kesmeyecekti. Leyla geniş, eğimi az yollar ve farklı yüksekliklerde oyun masaları istedi. Can, rüzgâr çanları yerine yaprakların sesini duyabileceği sakin bir köşe önerdi. Mert de tırmanmayı ve hız duygusunu sevdiğini anlattı. İstekler ilk bakışta birbirine uymuyor gibiydi. Leyla üç renkli ip çıkardı: “Ayrı fikirleri düğümlemek yerine yan yana örelim.” Çocuklar ortak bir plan için küçük denemeler yapmaya karar verdi.

Mert'in Herkese Açık Oyun Bahçesi — görsel 2

Karton kutulardan alçak bir kale kurdular. Tahta parçayla yaptıkları ilk rampa çok dik olunca Leyla yarıda durdu. Mert bunun başarısızlık olmadığını, ölçmeleri gereken bir işaret olduğunu söyledi. Rampayı uzatıp eğimi azalttılar; bu kez Leyla rahatça çıktı. Can için çalıların yanına yumuşak minderli bir sessiz yuva yaptılar. Ancak yuva oyundan kopuk kalmıştı. Can, kalenin penceresine renkli bir bayrak kaldırarak oyuna uzaktan katılabileceğini buldu. Mert de rampanın kenarına güvenli tutunma ipleri ekleyip tırmanma isteğine yeni bir yol buldu.

Mert'in Herkese Açık Oyun Bahçesi — görsel 3

Belediyeden gelen mimar Selin, çocukların karton modelini görünce onları dikkatle dinledi. Birlikte geniş dönen rampalı kale, dokununca ses çıkaran alçak panolar, gölgeli sakin yuva ve zemine çizilmiş yavaş-hızlı oyun yolları tasarladılar. Mert bütün fikirlerin tek başına kendi çizdiğinden daha zengin olduğunu gördü. Açılış günü küçük Deniz kalabalığa katılmaya çekinince Can ona sessiz yuvayı gösterdi. Leyla rampadan kaleye çıkıp oyunun bayrağını kaldırdı. Mert kaydırağa koşmadan önce herkesin hazır olup olmadığını sordu; oyun, her çocuğun seçtiği hızda başladı.

Mert'in Herkese Açık Oyun Bahçesi — görsel 4

Gün sonunda bahçenin panosuna tek bir cümle yazmak istediler. Herkes öneri sundu; sonunda “Burada oyuna girmenin birden çok yolu vardır,” sözünde anlaştılar. Mert ilk kale çizimini atmadı, yeni planın yanına astı. Böylece fikrinin nasıl büyüdüğünü görebilecekti. Artık bir arkadaş “Ben bunu yapamıyorum,” dediğinde Mert hemen vazgeçmesini söylemiyor, “Nasıl birlikte mümkün kılabiliriz?” diye soruyordu. Çocuklar o gün öğrendi ki herkesi dinlemek eğlenceyi azaltmaz; farklı ihtiyaçlara yer açmak oyunu genişletir ve gerçek arkadaşlık, kimsenin kenarda kalmadığı bir kapı tasarlamaktır.

Mert'in Herkese Açık Oyun Bahçesi — görsel 5
Paylaş: