Suna ve İnci Anahtar: Gök Bahçesinin Klasik Masalı
Klasik Masallar 28 Görüntülenme 2 dk okuma

Suna ve İnci Anahtar: Gök Bahçesinin Klasik Masalı

Bir varmış bir yokmuş, bulutlara bakan teraslarıyla ünlü Akçayel Sarayı’nın üstünde Gök Bahçesi varmış. Bahçıvan çırağı Suna, her sabah mavi çiçekleri sularken kuşların sesini dinlermiş. Bahçe her mevsim bütün köye meyve verirmiş. Bir gün bahçenin sedefli kapısı kapanmış; çeşmeler susmuş, sarmaşıklar boynunu bükmüş. Kraliçe, kapıyı açana ödül vereceğini duyurmuş. Ustalar ağır anahtarlar denemiş, fakat kilit kıpırdamamış. Suna toprağın yanında, avuç içi kadar parlak bir İnci Anahtar bulmuş.

Suna ve İnci Anahtar: Gök Bahçesinin Klasik Masalı — görsel 1

Anahtarın sapında üç küçük oyuk varmış. Kapının üstündeki kabartmada, “Doğru söz, dikkatli kulak ve ortak el,” anlamına gelen yazısız üç simge bulunuyormuş: berrak damla, açık kulak ve birleşen iki yaprak. Suna bu işaretlerin sırasını henüz bilmiyormuş. Önce yalnız başarısını düşünerek anahtarı çevirmiş; ilk oyuk kararmış, kapı açılmamış. Bunun üzerine sarayın yaşlı bahçıvanı Cemal Usta’ya gitmiş. Usta hazır cevap vermemiş, bahçenin son günlerde neye ihtiyaç duyduğunu herkesten dinlemesini söylemiş.

Suna ve İnci Anahtar: Gök Bahçesinin Klasik Masalı — görsel 2

Suna mutfakçıdan çeşmelerin geceleri azaldığını, terziden rüzgârın tohumu savurduğunu, çocuklardan kuş yuvalarının sessizleştiğini öğrenmiş. Duyduklarını değiştirmeden kraliçeye anlatmış; suyu kendisinin kurtaracağını söylemek yerine, herkesin gözlemini tek tek anmış. Herkesin sözü aynı özenle kayda geçmiş. İnci Anahtar’ın damla biçimli oyuğu mavi parlamış. Sonra Suna kapının yanındaki ince kanalda kurumuş yaprakları fark etmiş. Kanalı tek başına temizlemeye girişmemiş; yardım istemiş ve saray halkıyla nazikçe işe koyulmuş.

Suna ve İnci Anahtar: Gök Bahçesinin Klasik Masalı — görsel 3

Mutfakçılar kovalar getirmiş, terziler tohumları koruyacak bez keseler dikmiş, çocuklar düşen dalları toplamış, Cemal Usta da kanala sıkışan taşı güvenle kaldırmış. Suna herkese yapabileceği işi sormuş; kimseyi acele ettirmemiş. İş bitene dek su tasarruflu kullanılmış. Kanal açılınca çeşmenin sesi kapıya kadar ulaşmış. Anahtarın kulak ve yaprak oyukları da gümüş ışıkla dolmuş. Suna anahtarı yeniden kilide yerleştirmiş. Bu kez sedefli kapı usulca açılmış; Gök Bahçesi’ne serin su ve kuş sesleri geri dönmüş.

Suna ve İnci Anahtar: Gök Bahçesinin Klasik Masalı — görsel 4

Kraliçe Suna’ya büyük bir sandık altın sunmuş. Suna, ödülün bahçeyi onaran herkes için yeni fidanlar ve kuş evleri olmasını istemiş. Kraliçe kabul etmiş; çocuklar bu karara sevinçle gülmüş, fidanlar bahçenin boş köşelerine birlikte dikilmiş. İnci Anahtar ise saray hazinesine kilitlenmemiş, bahçe kapısının yanındaki sade bir kutuda tutulmuş. O günden sonra kapı, yalnız doğruyu söyleyen, dikkatle dinleyen ve başkalarıyla el ele verenlerin dokunuşuyla açılmış. Suna da gerçek başarının tek başına öne çıkmak değil, herkesin bilgisini ve emeğini değerli görmek olduğunu hiç unutmamış.

Suna ve İnci Anahtar: Gök Bahçesinin Klasik Masalı — görsel 5
Paylaş: