Rana ve Şafak Aynası: Doğru Sözün Klasik Masalı
Klasik Masallar 3 Görüntülenme 2 dk okuma

Rana ve Şafak Aynası: Doğru Sözün Klasik Masalı

Bir varmış, bir yokmuş; her sabah Şafak Aynası'nın yansıttığı pembe ışıkla uyanan Gülova adında bir ülke varmış. Aynanın ışığı bir gün solunca çiçekler başlarını eğmiş, sarayın renkli camları bile kül rengine dönmüş. Bilge bahçıvan, aynanın ancak karşılık beklemeden söylenen üç doğru sözle parlayacağını açıklamış. Dokuz yaşındaki çırak bahçıvan Rana, erik rengi pelerinini takmış. Yanına altın kanatlı küçük tarla kuşu Teli'yi alıp “Doğruyu kırmadan söylemenin bir yolu olmalı,” diyerek saray yoluna çıkmış.

Rana ve Şafak Aynası: Doğru Sözün Klasik Masalı — görsel 1

Rana önce meydanda, şenlik için diktiği elbisenin yamuk durduğunu göremeyen yaşlı terziyle karşılaşmış. Çevresindekiler terzi üzülmesin diye elbiseyi kusursuz bulduklarını söylüyormuş. Rana önce güzel işlenmiş yakayı övmüş, sonra eteğin bir yanının kısa kaldığını nazikçe göstermiş. Birlikte dikişi söküp düzeltmişler. Terzi aynaya bakınca sevinmiş ve “İyi niyetli bir doğru, hatayı onarır,” demiş. Havada gül rengi bir ışık kıvılcımı belirip Rana'nın avucundaki küçük cam şişeye yerleşmiş.

Rana ve Şafak Aynası: Doğru Sözün Klasik Masalı — görsel 2

Saray avlusunda genç prens, yorgun beyaz tayının yarışa hazır olduğunu iddia ediyormuş. Seyisler onu kızdırmaktan çekindiği için susuyormuş. Rana, tayın terli boynunu ve ağır nefesini göstererek hayvanın dinlenmesi gerektiğini söylemiş. Prens önce kaşlarını çatmış; fakat Rana, onun iyi bir binici olduğu için tayını koruyabileceğine inandığını eklemiş. Prens yarışı erteleyip taya su vermiş. Tay rahatlayınca ikinci kıvılcım, berrak bir damla gibi Teli'nin kanatları arasından yükselmiş ve şişeye dolmuş.

Rana ve Şafak Aynası: Doğru Sözün Klasik Masalı — görsel 3

Rana aynanın bulunduğu yüksek salona ulaştığında taş zeminde devrilmiş bir saksı görmüş. Sabah aceleyle geçerken saksıya kendisinin çarptığını hatırlamış; kimse onu görmemişti. Aynaya iki doğru söz getirdiğini söyleyip üçüncüyü başkasında arayabilirdi. Bunun yerine bahçıvan ustasının karşısına çıkmış, yaptığı hatayı anlatmış ve özür dilemiş. Sonra kırılan saksının parçalarını güvenle toplayıp yeni bir kap hazırlamış. Üçüncü kıvılcım Rana'nın kalbinden çıkan sıcak altın bir ışık olmuş; üç ışık şişede birleşip minik bir güneşe dönüşmüş.

Rana ve Şafak Aynası: Doğru Sözün Klasik Masalı — görsel 4

Rana şişeyi Şafak Aynası'nın önüne koyunca pembe, gül ve altın ışıklar salona yayılmış. Ayna yeniden doğan güneşi bütün ülkeye yansıtmış; çiçekler açmış, renkli camlar parlamış. Kral Rana'ya değerli bir taç sunmak istemiş. Rana ise sarayda herkesin düşüncesini korkmadan ama nezaketle söyleyebileceği bir danışma bahçesi kurulmasını dilemiş. O günden sonra Gülova'da insanlar gerçeği saklamamış, fakat sözlerini özenle seçmiş. Rana da dürüstlüğün yalnızca doğruyu söylemek değil, doğruyu iyilikle söylemek ve kendi hatasını kabul etmek olduğunu hiç unutmamış. Bu öğüt kuşaktan kuşağa sevgiyle aktarılmış.

Rana ve Şafak Aynası: Doğru Sözün Klasik Masalı — görsel 5
Paylaş: