Selin ile Sihirli Toplama Oyunu: Düzenli Olmayı Öğreten Masal
Selin altı yaşında, hep gülen, cıvıl cıvıl bir kızdı. Ama odası mı? Odası tam bir karmaşaydı! Oyuncak arabalar yatağın altında, boya kalemleri halının üstünde, kitaplar bir o yana bir bu yana savrulmuştu. Selin oynarken çok eğleniyor, sonra her şeyi olduğu yerde bırakıp koşup gidiyordu. 'Sonra toplarım' diyordu ama o 'sonra' bir türlü gelmiyordu. Annesi 'Bir gün bir şeyini kaybedersin' diye gülümserdi.

Bir akşam Selin, uyumadan önce en sevdiği peluş tavşanı Karamel'i aradı. Karamel'in yumuşacık kulaklarına sarılmadan uyuyamazdı. Ama tavşan ortada yoktu! Yastıkların arasına baktı, sandığı karıştırdı, yatağın altına uzandı; toz oldu ama Karamel yoktu. Gözleri dolan Selin, dağınık odasına bakıp içini çekti. 'Ah, keşke her şey yerli yerinde olsaydı, seni hemen bulurdum' diye fısıldadı. O gece Karamel'siz uyumak çok zordu.

Ertesi sabah Selin kararını verdi: 'Bugün odamı topluyorum!' Ama tek başına sıkılmasın diye eğlenceli bir oyun uydurdu. Neşeyle bir şarkı mırıldandı: 'Topla topla, koy yerine; neşe dolsun evine!' Önce bir kural koydu: her şey türüne göre ayrılacaktı. Arabalar sepete, kitaplar rafa, boya kalemleri kutuya gidecekti. Müzik çalıyormuş gibi dans ede ede toplamaya başladı; toplamak birden keyifli bir oyuna dönüşmüştü.

Selin işi kolaylaştırmak için renkleri de ayırdı. Kırmızı legoları bir yana, mavileri öbür yana dizdi. Kitapları büyükten küçüğe rafa sıraladı; en sevdiği masal kitabı en öne geldi. Kirli çorapları sepete attı, yastığı düzeltti, halıyı silkeledi. Her eşyanın bir 'evi' olduğunu keşfetti: arabaların evi sepet, kalemlerin evi kutuydu. Bir eşyayı yerine koydukça oda ferahlıyor, Selin'in yüzü aydınlanıyordu. Toz bezini alıp rafın tozunu bile aldı.

En sonunda oda tertemiz, pırıl pırıl olmuştu. Selin gururla etrafına bakındı ve tam o an, minderin arkasında yumuşacık bir kulak gördü. Karamel oradaydı! Meğer minderin altına düşmüş, dağınıklığın içinde kaybolmuştu. Selin sevinçle tavşanına sarıldı. 'Sen düzenli olunca seni bulmak ne kolaymış!' dedi. Artık her oyuncağın yerini biliyordu; oyun oynamak da toplamak da çok daha kolaydı. O gece Karamel'e sımsıkı sarılarak mışıl mışıl uyudu.

Sevgili çocuklar, tıpkı Selin gibi siz de eşyalarınızı türüne ve rengine göre ayırıp yerine koyarsanız, odanız hem tertemiz olur hem de kaybettiğiniz şeyleri kolayca bulursunuz. Toplamayı eğlenceli bir oyuna, neşeli bir şarkıya çevirebilirsiniz. Unutmayın: herkes kendi eşyasından sorumludur. Düzenli olmak size hem zaman kazandırır hem de içinizi huzurla doldurur. Haydi, bugün siz de küçük bir toplama oyunu oynayın!
