Uyku Öncesi Masallar 3 Görüntülenme 2 dk okuma

Pofuduk ve Esneyen Orman: Sakin Bir Uyku Masalı

Ay, Çiyır Vadisi’nin üstüne süt gibi bir ışık dökerken minik alpaka Pofuduk yatağında bir sağa bir sola dönüyordu. Yastığı yumuşak, battaniyesi sıcaktı; yine de gözleri kapanmıyordu. Pencereden, Esneyen Orman’ın dallarının yavaşça sallandığını gördü. Boynuna yıldızlı atkısını takıp kapının önüne çıktı. Yaşlı kaplumbağa Mırmır, lavanta kokulu kabuğuyla onu bekliyordu. “Uyku bazen kovalanmaz,” dedi, “sessizce davet edilir.”

Mırmır, Pofuduk’a küçük, boş bir ninni kesesi verdi. Birlikte ormanın yosunlu yolunda ağır adımlarla ilerlediler. İlk olarak ince yapraklı kavak ağacına uğradılar. Rüzgâr yaprakların arasından geçerken “hışır, hışır” diye fısıldıyordu. Pofuduk üç kez yavaşça nefes aldı; her nefeste omuzları biraz daha gevşedi. Yaprakların yumuşak sesinden bir tutam keseye koydu. Kese hafifçe parladı, ama ormanın sessizliği hiç bozulmadı.

Biraz ileride minik dere, yuvarlak taşların çevresinden dolaşıyordu. Su acele etmiyor, “şırıl, şırıl” diyerek kendi yolunu buluyordu. Pofuduk ön ayaklarını serin çimenlere koyup derenin ritmini dinledi. Mırmır, gün içinde aklına takılan düşünceleri birer yaprak gibi suya bırakmasını söyledi. Pofuduk yarım kalan oyununu, söylemeyi unuttuğu sözü ve sabah yapacaklarını düşündü; sonra hepsine “Yarın görüşürüz,” deyip su sesinden bir damlayı keseye ekledi.

Ormanın açıklığında tavşanlar yuvalarına giriyor, kuşlar başlarını kanatlarının altına saklıyordu. Her hayvan uyumadan önce küçük bir esneme yapıyordu. Pofuduk ön bacaklarını uzattı, sırtını nazikçe gerdi ve kocaman esnedi. Mırmır da yavaşça boynunu kabuğuna yaklaştırdı. Çimenlerin üzerinde beliren minik ateşböcekleri yanıp sönerek sakin bir ritim tuttu. Pofuduk bu altın ışıklardan bir pırıltıyı ninni kesesine koydu.

Dönüş yolunda kavak hışırtısı, dere şırıltısı ve ateşböceği ışığı kesenin içinde birbirine karıştı. Ortaya sözsüz, çok hafif bir ninni çıktı. Pofuduk adımlarını bu ritme uydurdu: dört adımda nefes aldı, dört adımda verdi. Evinin penceresi göründüğünde göz kapakları artık sıcacık ve ağırdı. Mırmır keseyi yastığının yanına bıraktı, lavanta kokusundan minicik bir bulut odaya yayıldı ve ay ışığı battaniyenin ucuna ilişti.

Pofuduk yatağına kıvrıldı. Günün güzel anlarını düşündü: annesinin gülüşünü, arkadaşının paylaştığı elmayı ve çimenlerin serinliğini. Sonra yarının işlerini yarına bıraktı. Ninni kesesi hışırdadı, şırıldadı ve usulca parladı. Pofuduk’un nefesi yavaşladı; önce kulakları, sonra burnu, sonra bütün bedeni dinlendi. Uyku onu sessiz bir bulut gibi sardı. O geceden sonra Pofuduk, huzurun aceleyle değil; nefes, güven ve sakin bir hazırlıkla geldiğini hiç unutmadı. İyi geceler. Tatlı rüyalar.