Baran ve Mercan Feneri: Sisli Koyun Haritası
Baran yaz tatilini Kaptan Selma'nın küçük deniz fenerinde geçiriyordu. Bir sabah Sisli Koy'u örten beyazlık, kıyıdaki yön işaretlerini görünmez yaptı. Balıkçı tekneleri limanda beklerken genç martı Köpük, gagasında ıslanmış bir harita parçasıyla pencereye kondu. Haritada mercan biçimli bir ışık ve üç sembol vardı: dalga, mağara ve yıldız. Kaptan Selma, eski Mercan Feneri'nin koyun öteki ucunda bulunduğunu, yıllardır yanmadığını anlattı. Baran, “Onu bulursak güvenli yolu gösterebiliriz,” dedi; ama tek başına gitmeyeceğini de biliyordu.

Üçlü, can yeleklerini giyip kürekli küçük kayığa bindi. Kaptan Selma kıyıdan ayrılmadan hava durumunu ve dönüş saatini liman görevlisine bildirdi. Sis içinde haritanın dalga sembolünü ararken Baran suyun yüzeyindeki düzenli halkaları fark etti. Bunlar kayalara çarpan akıntının izleriydi. Köpük yukarıdan uçarak sığ bölgeyi gösterdi, Selma da kayığı yavaşça güvenli geçitten sürdü. Baran korkusunu saklamak yerine “Kalbim hızlı atıyor,” dedi. Selma gülümsedi: “Cesaret, korkmamak değil; dikkatli davranarak ilerlemektir.”

Mağara sembolü, kıyıda iki kemerli kaya arasında belirdi. Kayığı bağlayıp fenerlerle içeri girdiler. Duvarlardaki parlak yosunlar yıldızlar gibi ışıldıyordu; fakat dar yol, yuvasını koruyan küçük yengeçlerle doluydu. Baran kestirmeden geçmek yerine haritadaki ince mavi çizgiyi izledi. Çizgi, suyun çekildiği kenarda geniş ve güvenli bir patikayı gösteriyordu. Böylece hiçbir canlıyı rahatsız etmeden mağaranın arka kapısına ulaştılar. Köpük gagasıyla taşın üzerindeki yıldız oyuntusuna dokununca dışarı açılan gizli basamaklar göründü.

Basamakların tepesinde mercan dallarını andıran pembe camlı eski fener duruyordu. Işık haznesi sağlamdı, fakat döner aynası deniz tuzuyla sıkışmıştı. Baran çantasındaki yumuşak bezle tuzu temizledi; Kaptan Selma mekanizmayı güvenle kontrol etti. Köpük, açık pencereden içeri giren rüzgârı kanatlarıyla aynaya yönlendirdi. Ayna önce titredi, sonra dönmeye başladı. Mercan renkli ışık sisin içine uzandı ve koydaki kayaların güvenli aralıklarını sırayla aydınlattı. Uzakta bekleyen tekneler, ışığı görünce sevinçle düdük çaldı.

Dönüş yolunda Baran haritayı aldığı yere bırakmadı; ıslanmaması için kurutup limanın harita odasına teslim etti. Kaptan Selma, Mercan Feneri'nin artık düzenli bakıma alınacağını söyledi. Baran maceranın en parlak anının fenerin yanması olduğunu sanmıştı, oysa mağaradaki yengeçlere zarar vermeden yol bulmalarıyla daha çok gurur duyuyordu. O gün öğrendi ki iyi bir kâşif, işaretleri dikkatle okur, korkusunu paylaşır, güvenlik planına uyar ve keşfettiği yeri korur. Köpük mavi halkalı ayağıyla pencereye konup öttüğünde, sis dağılmış ve koy mercan rengi bir gün batımına kavuşmuştu.
