Bartu ve Gölgelerin Taş Saati: Güneş Saati Nasıl Çalışır?
Okulun bahçe şenliğine iki gün kala duvardaki saat durmuş. Sulama ekibi fideleri, müzik grubu provasını, aşçılık kulübü de fırın sırasını ne zaman başlatacağını bilememiş. Bartu, sabah kapının yanında uzun olan çınar gölgesinin öğlene doğru kısaldığını fark etmiş. Öğretmeni Neşe Hanım, çok eski zamanlarda insanların zamanı gökyüzüne bakarak ölçtüğünü söylemiş. Bartu turuncu gözlüğünü düzeltip bir günlük gözlem yapmayı, sonra bahçeye herkesin kullanabileceği basit bir güneş saati kurmayı önermiş.
Sabah erkenden düz bir taşın ortasına dik bir çubuk yerleştirmişler. Çubuğun gölgesi uzun uzun batıya uzanıyormuş. Bartu, pusulasıyla yönleri kontrol etmiş ve gölgenin ucuna küçük, boyasız bir çakıl bırakmış. Bir saat sonra gölge biraz kısalmış, ucu da başka yere kaymış. Gölgenin her adımını gerçekten aynı taş üzerinde sabırla izlemek çok önemliymiş. Neşe Hanım, Güneş'in gökyüzünde hareket ediyor gibi görünmesinin asıl nedeninin Dünya'nın kendi çevresinde dönmesi olduğunu açıklamış. Bartu her gözlemde yeni bir çakıl koyup sonuçları defterine şekillerle çizmiş.
Öğleye yaklaştıklarında gölge günün en kısa hâline gelmiş. Bartu önce çubuğun küçüldüğünü sanıp gülmüş, sonra ışığın daha yukarıdan geldiğini anlamış. Öğleden sonra gölge yeniden uzamış, bu kez doğuya yönelmiş. Ekip, sabah ve öğleden sonraki eşit uzunluktaki iki gölgenin aynı yerde olmadığını görmüş. Böylece yalnız gölge boyuna bakmanın yetmeyeceğini; yönün, gün içindeki sıranın ve aynı yerde ölçüm yapmanın da önemli olduğunu öğrenmişler. Taşın çevresindeki çakıllar düzenli bir yay oluşturmuş.
Ertesi gün bulutlar Güneş'i kapatınca taş saat neredeyse hiç gölge göstermemiş. Bartu düzeneğin bozulduğunu düşünmüş, fakat Neşe Hanım güneş saatinin açık gökyüzüne bağlı olduğunu hatırlatmış. Kısa bir bekleyişten sonra bulut aralanmış ve gölge yeniden belirmiş. Çocuklar, taş saatin gece çalışmayacağını ve mevsimler değiştikçe gölge yollarının biraz farklılaşacağını da konuşmuş. Bu yüzden işaretleri kesin saat rakamları yerine şenliğin sulama, prova ve hazırlık sıralarını gösterecek renkli, yazısız taş gruplarıyla düzenlemişler.
Şenlik günü çubuğun gölgesi ilk taş grubuna değince fideler sulanmış, ikinci gruba gelince müzik başlamış, en kısa olduğunda sofralar kurulmuş. Herkes gökyüzündeki değişimi izleyerek sırasını zorlanmadan bulmuş. Bartu, duvar saati onarılsa bile taş düzeneklerinin bahçede kalmasını istemiş. Yanına da gölgeyi farklı aylarda yeniden gözlemlemek için boş bir alan bırakmışlar. Çocuklar, bilimin hazır cevapları ezberlemekten çok dikkatle bakmak, ölçümleri tekrarlamak ve bir aracın hangi koşullarda işe yaradığını anlamak olduğunu öğrenmiş.