Klasik Masallar 22 Görüntülenme 2 dk okuma

Feraye ve Turkuaz Mekik: İki Yakayı Birleştiren Klasik Masal

Bir varmış bir yokmuş, Sırma Irmağı'nın iki kıyısında Günebakan ve Ayçiçeği adlı iki köy varmış. Köyleri, ortasında kemerli bir dinlenme evi bulunan eski taş köprü birleştirirmiş. Dokuz yaşındaki dokumacı çırağı Feraye, ninesi Münevver'le Günebakan'da yaşar, turkuaz renkli küçük bir mekikle sağlam kilimler dokurmuş. Sonbaharın ilk gecesinde yükselen su köprünün orta kemerini yıkınca pazar yolu kapanmış. İki köy de onarımın yalnız karşı kıyının işi olduğunu söyleyip beklemeye başlamış.

Feraye, ninesinin sandığında mekiğe benzeyen eski bir tahta kutu bulmuş. Kutunun kapağında, ayrı renklerde iki ipin tek sağlam düğümde birleştiği yazısız bir oyma varmış. Münevver, turkuaz mekiğin eskiden köprü ustalarına yol gösterdiğini, fakat yalnızca iki yakadan gönüllü verilen iplerle çalıştığını anlatmış. Feraye önce Günebakan meydanına gitmiş; kimi en kalın halatını saklamak istemiş, kimi komşu köyü suçlamış. Feraye, köprü olmadan unun, ilacın ve ziyaretlerin iki tarafta da eksileceğini sakince hatırlatmış.

Sonra kayıkçı Arif'le Ayçiçeği kıyısına geçmiş. Oradaki çocuklar mavi keten ip, çobanlar beyaz yün, sepetçiler kızıl kendir getirmiş. Günebakanlılar da sarı ipek, yeşil pamuk ve güçlü kahverengi halat vermiş. Feraye hiçbir demeti büyüklüğüne göre öne almamış; önce hangi lifin suya, hangisinin ağırlığa, hangisinin rüzgâra dayanacağını ustalara sormuş. İki köyün çocukları ipleri sırayla turkuaz mekiğe uzatınca mekik ışıldamış, boş havada köprünün yeni kemerini gösteren altı renkli bir dokuma deseni belirmiş.

Ustalar desene bakarak taşları dizerken iki köyün muhtarları kendi armalarının kemerin tepesinde olmasını istemiş. Tartışma büyüyünce mekiğin ışığı sönmüş, dokuma deseni çözülmeye başlamış. Feraye tepe taşının tek bir köye değil, iki yakayı taşıyan ortak kemere ait olduğunu söylemiş. Muhtarlar armalar yerine karşılıklı uzanan iki açık el kabartmasını seçmiş. Çocuklar ipleri yeniden aynı gerginlikte tutmuş, yetişkinler taşları birlikte kaldırmış. Son kilit taşı yerleşince turkuaz mekik tatlı bir çınlamayla avuç içine dönmüş.

Kış gelmeden köprü yeniden açılmış. Günebakan'ın unu Ayçiçeği fırınlarına, Ayçiçeği'nin şifalı otları Günebakan evlerine ulaşmış. Kemerin ortasındaki dinlenme evinde iki köy, her ay ortak dokuma günü düzenlemeye başlamış; artan iplerden yolcular için sıcak battaniyeler yapılmış. Muhtarlar Feraye'ye altın bir makas sunmuş, o ise köprü bakımını öğretecek ortak bir usta odası istemiş. O günden sonra herkes, güçlü bir bağın aynı renkten değil, farklı emeklerin adilce birleşmesinden doğduğunu ve suçlamak yerine birlikte işe koyulmanın iki yakayı da iyileştirdiğini bilmiş.