Uyku Öncesi Masallar 4 Görüntülenme 2 dk okuma

Kestane ve Lavanta Yolunun Sessiz Lambaları

Ay, Yonca Çayırı'nın üzerine süt beyazı bir ışık dökerken minik kirpi Kestane yaprak yatağında bir sağa bir sola dönüyormuş. O gün bulduğu parlak taşı, yarım bıraktığı papatya tacını ve sabah oynayacağı oyunu aynı anda düşünüyormuş. Annesi dikenlerini yumuşakça okşayıp, “Düşünceler uyumadan önce biraz yürümek isteyebilir,” demiş. Birlikte yuvalarının hemen yanındaki güvenli lavanta yoluna çıkmışlar. İlk ateş böceği küçük bir lamba gibi yanmış; yol boyunca sessizce onlara eşlik etmeye başlamış.

Lavanta çalılarının arasında ikinci ve üçüncü ateş böcekleri parlamış. Annesi, Kestane'den yalnızca gecenin en yumuşak sesini bulmasını istemiş. Kestane önce uzaktaki derenin ince şırıltısını, sonra bir yaprağın çimenlere değen hışırtısını duymuş. Kendi minik adımları bile yavaşlayınca neredeyse sessizmiş. Her sesi dinledikten sonra burnundan sakin bir nefes almış, ağzından uzun uzun vermiş. Omuzları gevşemiş, minik patileri toprağa daha hafif basmış. Ateş böceklerinin ışığı da nefesiyle birlikte usulca büyüyüp küçülüyormuş.

Yolun ortasında lavantaların kokusu biraz daha belirginleşmiş. Kestane günün düşüncelerini, taşıdığı küçük cepler gibi hayal etmiş. Parlak taşı bir cebe, papatya tacını başka bir cebe, yarının oyununu üçüncü cebe koymuş. Annesi, “Hiçbirini çözmek zorunda değilsin; cepler sabaha kadar onları saklar,” demiş. Kestane görünmez ceplerin ağzını nazikçe kapatmış. Dördüncü ateş böceği bir lavanta dalına konmuş. Kestane nefes verirken zihnindeki resimler uzaklaşmamış; yalnızca yumuşak bir rafın üzerine yerleşmiş.

Dönüş yolunda Kestane bedeninin de dinlenmesine izin vermiş. Önce alnını, sonra çenesini ve minik kulaklarını gevşetmiş. Patilerini birer birer sallamış, dikenlerinin altında sıcacık bir rahatlık hissetmiş. Annesi yanından hiç ayrılmadan yavaş adımlarla yürümüş. Beş ateş böceği arkalarında küçük bir ışık dizisi oluşturmuş; ne çok parlak ne de karanlıkmış. Yuvanın yuvarlak kapısı göründüğünde Kestane büyük bir esneme yapmış. Gece çayırı güvenli, sakin ve tanıdık kokularla doluymuş.

Kestane yaprak yatağına yeniden uzanmış, annesi üzerine papatya desenli ince örtüyü çekmiş. Ateş böcekleri pencerenin dışında sırayla ışıklarını kısmış; lavanta yolu da uykuya hazırlanmış. Kestane derenin şırıltısını hatırlayıp bir sakin nefes daha almış. Görünmez ceplerindeki düşüncelerin sabaha kadar güvende olduğunu biliyormuş. Yumuşak yatağı, annesinin kokusu ve gecenin düzenli sesleri ona sabaha kadar eşlik etmiş. Annesinin yumuşak ninnisi sona ermeden gözleri kapanmış. O geceden sonra uykusu geciktiğinde Kestane sesleri dinlemiş, nefesini uzatmış, bedenini gevşetmiş ve yarının bekleyebileceğini hatırlamış. Böylece her gece huzurla dinlenmiş.