Mori ve Kamış Gölünün Altı Sessiz Sesi
Uyku Öncesi Masallar 1 Görüntülenme 2 dk okuma

Mori ve Kamış Gölünün Altı Sessiz Sesi

Akşam, Kamış Gölü'nün üstüne yumuşak erik rengi bir gökyüzü sermişti. Minik kızıl panda Mori, söğüt ağacındaki yuvasında dönüp duruyor, günün heyecanını bırakamıyordu. Büyükannesi ona yıldız desenli ince battaniyesini verip göl kıyısına kadar yavaş bir yürüyüş önermişti. 'Altı sessiz sesi bulursan bedenin geceyi hatırlar,' demişti. Mori battaniyeyi omzuna aldı, küçük fenerini yakmadan ay ışığının açık renkli patikasına adım attı.

Mori ve Kamış Gölünün Altı Sessiz Sesi — görsel 1

İlk ses, söğüt yapraklarının birbirine değen uçlarından geldi: hışır, hışır. Mori durup omuzlarını kulaklarına doğru kaldırdı, sonra bir nefes verirken yavaşça bıraktı. Yapraklar da onunla birlikte gevşiyor gibiydi. İkinci ses, kıyıdaki yuvarlak çakıllara dokunan minicik dalgaların pıtırtısıydı. Mori dört sakin dalgayı saydı; her dalgada ayak parmaklarının, dizlerinin ve karnının biraz daha yumuşadığını hissetti.

Mori ve Kamış Gölünün Altı Sessiz Sesi — görsel 2

Kamışların arasında uykuya hazırlanan yeşil bir kurbağa, üçüncü sesi çıkardı: tek, derin bir 'vup'. Mori gülümseyip burnundan yavaşça nefes aldı, ağzından kurbağanın sesi kadar uzun verdi. Az ileride, nilüfer yaprağından göle düşen bir çiy damlası dördüncü sesi yaptı: tıp. Daireler suyun üstünde genişleyip inceldi. Mori de aklındaki düşüncelerin o halkalar gibi uzaklaşıp sessizleşmesine izin verdi.

Mori ve Kamış Gölünün Altı Sessiz Sesi — görsel 3

Beşinci ses, gölün karşısındaki küçük iskelede bağlı kayığın ipinden geliyordu. İp, tahta halkaya her değdiğinde yumuşakça 'tak' diyordu. Mori battaniyesine sarılıp sesler arasındaki uzun sessizliği dinledi. Tam o sırada solgun sarı bir gece kelebeği kanatlarını açtı; altıncı ses neredeyse duyulmayacak kadar hafif bir pırpırdı. Kelebek Mori'nin önünde ağır bir yay çizerek söğüt ağacına doğru uçtu.

Mori ve Kamış Gölünün Altı Sessiz Sesi — görsel 4

Mori dönüş yolunda altı sesi sırayla hatırladı: yaprakların hışırtısı, dalgaların pıtırtısı, kurbağanın derin çağrısı, çiy damlasının tıpı, kayık ipinin yumuşak takı ve kelebeğin pırpırı. Her sesi düşünürken bir nefes alıp verdi. Göl acele etmiyor, ay hiçbir yere yetişmeye çalışmıyor, kamışlar yalnızca rüzgâr geldiğinde eğiliyordu. Mori de o gece bütün işlerini tamamladığını ve şimdi dinlenme zamanının geldiğini anladı.

Mori ve Kamış Gölünün Altı Sessiz Sesi — görsel 5

Yuvasına döndüğünde büyükannesi pencereyi bir parmak aralık bıraktı. Mori yıldızlı battaniyenin altına kıvrıldı; uzaktan yalnız yaprakların ilk sesi duyuluyordu. Kuyruğunu ayaklarının üstüne örttü, çenesini yastığa bıraktı ve gölün altı sesini kalbinde küçük bir ninni gibi taşıdı. Gözleri ağırlaşırken güvenli yuvasını, sakin gölü ve sabah yeniden başlayacak oyunları düşündü. Nefesi yavaşlamış, patileri ısınmış, gölün sessizliği yumuşacık bir yastık olup başının altına yerleşmişti. Dinlenmenin de büyümek kadar önemli olduğunu bilerek sessiz, tatlı bir uykuya daldı.

Mori ve Kamış Gölünün Altı Sessiz Sesi — görsel 6
Paylaş: