Lale ile Gümüş Nar: İyilik Sarayının Sırrı
Klasik Masallar 3 Görüntülenme 2 dk okuma

Lale ile Gümüş Nar: İyilik Sarayının Sırrı

Bir varmış bir yokmuş, tepeleri lalelerle çevrili Gökpınar köyünde Lale adında meraklı bir çocuk yaşarmış. Köyün yukarısındaki eski saray yıllardır sessiz durur, kapısındaki taş nar ağacı hiç meyve vermezmiş. Bir sabah Lale, kurumuş çeşmenin başında susamış bir sincaba son yudum suyunu uzatmış. Sincap suyu içince kuyruğunu sallayıp konuşmuş: “Ben Çıtçıt’ım. İyiliğin, taş kalpleri bile uyandırır.” O anda saray yönünden gümüş bir çan sesi gelmiş.

Lale ile Gümüş Nar: İyilik Sarayının Sırrı — görsel 1

Lale ile Çıtçıt saraya vardıklarında taş nar ağacında tek bir parlak meyve görmüşler. Kapıdaki yazısız kabartmada üç açık avuç resmi varmış. Gümüş nar kendiliğinden çatlamış ve içinden üç ışıklı tane Lale’nin avucuna düşmüş. Tam o sırada yorgun bir sepetçi, yolunu kaybetmiş küçük bir çocuk ve kanadı incinmiş bir güvercin kapıya yaklaşmış. Lale, taneler çok değerli görünse de hiç düşünmeden her birine birer tane vermiş. Üçü de güç bulunca sarayın ilk kapısı usulca açılmış.

Lale ile Gümüş Nar: İyilik Sarayının Sırrı — görsel 2

İçeride aynalarla dolu uzun bir salon varmış. Aynalar Lale’ye altın taçlar, mücevherli elbiseler ve dolu sandıklar göstermiş. Salonun ortasındaki ses, “Gümüş narı kendin için sakladığını söylersen hepsi senin olur,” demiş. Lale başını kaldırıp, “Hayır, taneleri ihtiyacı olanlarla paylaştım; elimde hiç kalmadı,” diye cevap vermiş. Aynalardaki zenginlikler sis gibi dağılmış, fakat karşı duvarda güneşli bir bahçe belirivermiş. Dürüst söz, sarayın ikinci kapısını da açmış.

Lale ile Gümüş Nar: İyilik Sarayının Sırrı — görsel 3

Bahçede Sultan Narin, yapraklarını dökmüş gerçek nar ağacının yanında bekliyormuş. Sarayın sessizliği, yıllar önce herkes yalnızca kendini düşündüğünde başlamış. Sultan, ağacı uyandırmak için gümüş taneleri aramış ama onların paylaşılmadan işe yaramadığını anlayamamış. Lale, boş avuçlarını toprağın üzerine koymuş; sepetçi, çocuk ve iyileşen güvercin de yanına gelmiş. Çıtçıt bir ceviz kabuğuyla çeşmeden su taşımış. Hep birlikte sabırla toprağı sulayınca köklerden gümüş ışıklar yükselmiş.

Lale ile Gümüş Nar: İyilik Sarayının Sırrı — görsel 4

Nar ağacı birden çiçeklenmiş, dallarında köydeki herkese yetecek kadar meyve belirmiş. Sarayın çeşmeleri yeniden akmış; sesi duyan köylüler bahçeye gelmiş. Sultan Narin meyveleri sepetlere doldurup herkese eşitçe dağıtmış ve sarayın kapılarını çocuklara açık bir kütüphane yapmış. Lale taç istememiş; yalnızca çeşmenin yanında hayvanlar için küçük bir su kabı rica etmiş. O günden sonra Gökpınar’da şu söz anlatılmış: Paylaşılan iyilik azalmaz, çoğalır; dürüstlük ve sabırla açılmayacak kapı yoktur. Köylüler her yıl nar ağacının ilk çiçeğinde büyük bir paylaşma sofrası kurmuş, çocuklar Lale’nin öyküsünü oyunlarla yeniden canlandırmış. Çıtçıt da hep yanlarındaymış.

Lale ile Gümüş Nar: İyilik Sarayının Sırrı — görsel 5
Paylaş: