Selin ile Koray ve Tuz Ovası'nın Kayıp Mavi İşaretleri
Selin ile Koray, yaz sonunda doğa rehberi Dilan'la Akbulut Tuz Ovası'ndaki kuş gözlem istasyonuna gitti. Ova sabah serin ve sakindi. Gece esen rüzgâr, güvenli ahşap rotayı gösteren üç mavi üçgen işareti kancalarından çıkarmıştı. Dilan hava tahminini, su şişelerini, geniş kenarlı şapkaları ve dönüş saatini kontrol etti. Çocuklar beyaz tuz kabuğuna basmayacak, yalnız yükseltilmiş yürüyüş yolunda kalacaktı. Görevleri işaretleri dürbünle bulup Dilan'ın uzun saplı yakalama çubuğuyla geri almak ve üç gölgeli dinlenme durağına yeniden asmaktı.

İlk işaret, yürüyüş yolunun altındaki kuru tuz otlarına takılmıştı. Selin yerini rota diskinde gösterdi, Koray krem renkli güvenlik ipini korkuluğa bağladı. Dilan çubuğu uzatırken çocuklar güvenli çizginin gerisinde durdu. Mavi üçgen kolayca alındı. Biraz ileride ova, gökyüzünü dev bir ayna gibi yansıtıyordu. Koray uzakta mavi bir ada gördüğünü sandı. Dilan bunun serap olabileceğini söyledi: Isınan hava katmanları ışığı büküyor, gözler uzaktaki gökyüzünü yerde su varmış gibi görebiliyordu.

Selin dürbünü sabit korkuluğa dayayıp mavi görüntüyü inceledi. Görüntü titriyor ve şekli değişiyordu; yanında gölge bırakmıyordu. Gerçek ikinci işaret ise daha yakındaki turuncu kaya işaretinin arkasında, aynı yerde duruyor ve küçük bir gölge oluşturuyordu. Üçlü serabın peşinden rotadan ayrılmadı. Dilan yakalama çubuğuyla ikinci üçgeni aldı. Tam o sırada bir grup uzunbacak kuş, sığ tuzlu suya kondu. Çocuklar seslerini alçalttı ve kuşlara yaklaşmadan, dürbünle kısa süre izleyip yollarına devam etti.

Üçüncü işaret görünmüyordu. Rüzgâr yeniden hızlanınca Dilan herkesin en yakın gölgeli durakta çömelmesini istedi. Selin rota diskindeki rüzgâr okunu, Koray da korkuluğa takılmış ince mavi bir kurdeleyi fark etti. Kurdele, işaretin yürüyüş yolunun öbür yanındaki sığ kanala sürüklendiğini gösteriyordu. Dilan yalnız korkuluğun içinden çalışarak uzun çubuğun kancasını halkaya geçirdi. Çocuklar ipi birlikte, yavaş ve eşit çekti. Üçüncü mavi üçgen tuzlu sudan çıktı; ne hassas kabuk kırıldı ne de kuşlar ürktü.

Rüzgâr dinince üç mavi işareti gölgeli duraklardaki sağlam çift kancalara astılar. Her birini uzaktan sayıp sallanmadığını kontrol ettiler ve dönüş saatinden önce istasyona ulaştılar. Selin gözlem defterine serap ile gerçek işaretin farklarını çizdi; Koray da kuşların dinlendiği alanı koruma haritasında belirtti. Ertesi sabah işaretler güvenli rotayı açıkça gösteriyordu. Çocuklar maceranın en heyecanlı bölümünün parlayan görüntüye koşmak değil, kanıt arayıp rotada kalmak olduğunu anladı. Hazırlık, sabır ve doğaya saygı onları hedefe ulaştırmıştı.
