Macera Masalları 45 Görüntülenme 2 dk okuma

Işıl ile Baran ve Kızıl Taş Ormanı'nın Yağmur Yarışı

Işıl ile Baran, korucu Rana'ya Kızıl Taş Ormanı'nın yüksek gözlem kulübesine yeni yağmur ölçer kabını götürüyordu. Başlangıçta gökyüzü açık, yuvarlak kaya sütunları güneşte bakır gibi parlıyordu. Rana çıkmadan önce düdükleri, su şişelerini, işaretli rota kartını ve dönüş saatini kontrol etmişti. Yarı yolda Işıl ardıç yapraklarının ters yüzünü gösterdiğini, Baran da uzaktan boğuk gök gürültüsü geldiğini fark etti. Kulübedeki hava alıcısı turuncu uyarı ışığı yaktı. Rana, kuru dere yatağından değil yüksek sarı patikadan dönmeleri gerektiğini söyledi.

Tam dönüşe geçeceklerken aşağıdaki piknik alanında üç renkli şemsiye gördüler. Telefon sinyali taş sütunların arasında kesiliyordu ve alan kuru dereye çok yakındı. Rana telsizle merkezden yardım istedi, fakat ses parçalı geldi. Işıl rota kartında yüksek patikanın piknik alanının üstündeki uyarı direğine ulaştığını gördü. Ekip koşmak yerine hızlı ama dengeli adımlarla ilerledi; Baran her turuncu yol kazığını saydı. Rüzgâr şiddetlenince kaya çıkıntısına sığınmadılar, açık ve belirlenmiş patikada kaldılar. İlk iri damlalar düşerken uyarı direğine vardılar.

Direğin kolu rüzgârla sıkışmıştı; kırmızı yağmur bayrağı yukarı kalkmıyordu. Rana güvenli kilidi açtı, Işıl ipteki kuru dalı eldivenle çıkardı, Baran kolu iki eliyle yavaşça çevirdi. Kırmızı bayrak yükselince piknikçiler yukarı baktı. Ekip üç kısa düdük çalıp yüksek toplanma noktasını işaret etti. Piknikçiler eşyalarını bırakıp basamaklı patikaya yöneldi. Bir çocuk oyuncağını almak için geri dönmek istedi; Baran, eşyanın sonra güvenle bulunabileceğini, şimdi birlikte yukarı çıkmanın önemli olduğunu söyledi. Kimse kuru dere yatağına inmedi.

Yağmur hızlanınca kuru dere birkaç dakika içinde kahverengi suyla dolmaya başladı. Herkes yüksek taş sığınağa ulaştı; sığınak kapalı, yıldırımdan korunmaya uygun ve korucu merkeziyle bağlantılıydı. Rana yoklama yaptı, Işıl ıslanan çocuğa yedek yağmurluğunu verdi, Baran su şişelerini paylaştırdı. Pencereden akıntının piknik örtüsünü sürüklediğini gördüler ve neden acele uyarı verildiğini anladılar. Işıl gözlem kulübesine götürdükleri kabı koruyucu kutuda tuttu; görev tamamlanmamış olsa da güvenliğin her plandan önce geldiğini biliyordu.

Sağanak geçince merkez ekibi geldi ve patikaları kontrol etmeden kimse dışarı çıkmadı. Güvenli işaret verildiğinde piknikçiler araçlarına yüksek servis yolundan götürüldü. Ertesi sabah Işıl, Baran ve Rana yağmur ölçer kabını kulübeye yerleştirdi; ölçüm, kısa sağanağın ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. Çocuklar turuncu kazıkların, kırmızı bayrağın ve kuru dere uyarılarının bakımını raporladı. Piknik alanı daha yükseğe taşındı. Işıl ile Baran, macerada hızlı düşünmenin körü körüne koşmak değil; doğanın işaretlerini görmek, güvenli rotayı seçmek ve başkalarını zamanında uyarmak olduğunu öğrendi.