Çocuk Masalları 38 Görüntülenme 2 dk okuma

Lara'nın Merak Düğümü: Anlamadığında Yeniden Sormak

Mahalle oyun atölyesinde o gün büyük ahşap kemerlerden ve renkli iplerden bir yol yapılacaktı. Ceren, kuralları anlatırken dışarıdan gürültülü bir kamyon geçti; Lara tam turuncu ipin hangi kemerden geçeceğini duyamadı. Herkes işe koyulunca yeniden sormaya utandı. ‘Belki bakarak anlarım,’ diye düşündü. İpi önce mavi kemere, sonra sarı kemere doladı; düğüm büyüdükçe yüzü ısındı. Sarp yardım etmek isteyince Lara aceleyle, ‘Biliyorum,’ dedi, ama içinde küçücük bir merak düğümü sıkıştı.

Parkurun ilk denemesinde tahta top, Lara'nın karışan iplerine takılıp yumuşak mindere düştü. Kimse incinmedi, yine de Lara omuzlarını düşürdü. Ceren sonucu eleştirmek yerine yanına çömeldi ve hangi bölümün anlaşılmadığını sordu. Lara önce sessiz kaldı; sonra kamyon geçerken son cümleyi duymadığını söyledi. Ceren gülümsedi: ‘Anlamadığında yeniden sormak, öğrenmenin kapısını açar.’ Lara derin nefes aldı ve açıkça, ‘Turuncu ipin yolunu bir daha, daha yavaş gösterebilir misin?’ diye sordu.

Ceren bu kez yalnız turuncu ipi aldı. Önce alttan geçirdi, sonra geniş kemerin çevresinden gevşekçe döndürdü; her adımda Lara'ya ne gördüğünü anlatması için zaman verdi. Lara hareketleri kendi sözleriyle tekrar etti. Sarp da ilk anlatımda başka bir ayrıntıyı kaçırdığını fark edip mavi ipin sırasını sordu. Ceren, soruların çalışmayı durdurmadığını, tersine yanlış tahminlerle uğraşacak zamanı azalttığını anlattı. Üçü ipleri çözüp yeniden serdi; merak düğümü Lara'nın içinde yavaşça gevşedi.

İkinci denemede top ilk kemerden geçti, fakat son dönüşte yine durdu. Bu kez Lara saklanmadı. İpi çekmeden önce Sarp'a, ‘Sen hangi yolu düşündün?’ diye sordu. Sarp kendi fikrini gösterdi; Lara da gördüğü farkı anlattı. Birlikte Ceren'den son kuralı doğrulamasını istediler. Sorunu bulunca ipi biraz gevşetip kemeri düzelttiler. Top bütün yolu yuvarlanarak renkli sepete ulaştı. Lara en çok doğru cevap verdiği için değil, neye ihtiyacı olduğunu dürüstçe söylediği için gurur duydu.

Atölyenin sonunda çocuklar yeni bir alışkanlık seçti: Biri açıklamayı bitirince hemen koşmak yerine, herkes anladığını kendi sözüyle söyleyecekti. Anlaşılmayan yer varsa ‘Bir daha anlatır mısın?’ demek oyunun doğal parçası olacaktı. Lara turuncu ipi düzgün bir halka yapıp rafa koydu; artık düğümler ona başarısızlığı değil, sabırla çözülebilen soruları hatırlatıyordu. Ceren de iyi anlatmanın, karşısındakinin sorusuna yer açmakla başladığını söyledi. Eve giderken Sarp'la birbirlerine bilmece sordular ve cevabı duyamayınca gülerek tekrarlattılar. Açıkça sormak, hem oyunu hem arkadaşlığı daha güvenli yapmıştı artık.