Macera Masalları 37 Görüntülenme 2 dk okuma

Tomris ile Batu ve Dönen Taşlar Yaylası'nın Yankı Rotası

Dönen Taşlar Yaylası'nda rüzgâr her estiğinde uzun bazalt sütunlar ağır ağır yön değiştirir, patikalar sabah başka, akşam başka görünürdü. Tomris ile Batu, haritacı teyzeleri Aysun'la gökyüzü gözlem şenliğine gelmişti. Öğleden sonra sis yükselince iki genç kâşifin ve yük keçilerinin dönüş işareti duyulmadı. Aysun teyze yardım ekibini topladı; çocukların yalnız gitmesine izin vermedi, fakat yankıları ayırt eden kulaklarına güvendiği için onları yanına aldı. Tomris bakır ses çanağını, Batu düğümlü yön ipini, köpekleri Çakıl da keskin burnunu hazırladı.

Ekip ilk taş koridora girince pusulalar bazaltın içindeki demir yüzünden şaşırıp farklı yönleri gösterdi. Tomris çanağa hafifçe vurdu. Ses, soldaki dar geçitten ince; sağdaki geniş geçitten derin bir yankıyla döndü. Kayıp kâşiflerin üç kısa, bir uzun vuruşluk işaretini uzaktan duydular. Batu her güvenli döneme zarar vermeyen renkli bir ip düğümü bağladı; böylece taşlar dönerse geldikleri yolu anlayabileceklerdi. Çakıl yerdeki keçi tırnak izlerini kokladı. Harita işe yaramasa da ses, iz ve ekipçe tutulan notlar yeni bir rota oluşturdu.

Sis koyulaşırken sütunlardan biri dönüp önlerindeki geçidi kapattı. Batu aceleyle dar aralığa girmek istedi, fakat Tomris taşın dibindeki taze çizikleri fark edip onu durdurdu. Çizikler, sütunun rüzgârla birazdan yeniden döneceğini gösteriyordu. Ekip güvenli uzaklıkta bekledi, rüzgâr hafifleyince başka bir koridor açıldı. Bu kez yankı yukarıdan geliyordu. Aysun teyze halatı sabitlerken çocuklar alçak taş basamaklardan dikkatle çıktı. Zirve cebinde iki kâşifi, yanlarında ürkmüş keçilerle buldular; kimse yaralanmamıştı, yalnız çıkış yolu kapanmıştı.

Dönüş için aynı koridoru kullanmak mümkün değildi. Tomris çanağı üç farklı yöne çaldı; yalnız kuzeydeki oyuk, sesi iki kez geri gönderdi. Batu, çift yankının arkasında birbirine bakan iki taş duvar bulunabileceğini düşündü. Çakıl da o yönden gelen kekik kokusuna doğru çekti. Ekip keçileri sakinleştirip tek sıra ilerledi. Rüzgâr yeniden yükselince çocuklar düğüm iplerindeki renk sırasını karşılaştırdı, fakat taşların yer değiştirdiğini gördü. Eski işaretlere körü körüne uymak yerine yeni yankıyı, kokuyu ve Aysun teyzenin güvenlik kararlarını birlikte değerlendirdiler.

Çift yankılı geçidin sonunda sis inceldi ve şenliğin turuncu fenerleri göründü. Meydandakiler kayıp ekibi karşılayınca yayla sevinçli çan sesleriyle doldu. Tomris ile Batu, maceralarının en cesur anının hızlı koşmak değil, Batu'yu dar aralıktan uzaklaştırıp doğru zamanı beklemek olduğunu anlattı. Ertesi gün haritacılar, taşlara zarar vermeyen yankı noktaları ve güvenli bekleme cepleri belirledi; rotalara renkli sökülebilir ipler ekledi. Tomris, Batu ve Çakıl, gerçek yol buluculuğun dikkatle dinlemek, değişen koşulları yeniden değerlendirmek ve ekipten ayrılmamak olduğunu öğrenerek yayladan ayrıldı.