Berk ile Yarış: Kaybetmek de Oyunun Bir Parçası
Çocuk Masalları 8 Görüntülenme 2 dk okuma

Berk ile Yarış: Kaybetmek de Oyunun Bir Parçası

Bir varmış bir yokmuş, güneşin pırıl pırıl parladığı yemyeşil bir parkta Berk adında neşeli bir çocuk yaşarmış. Berk oyun oynamaya bayılır; koşmayı, zıplamayı ve top peşinde koşturmayı çok severmiş. Ama küçük bir huyu varmış: her oyunu mutlaka kazanmak istermiş. Kazanınca sevincinden havalara uçar, kaybedeceğini düşününce bile kaşları çatılırmış. Elindeki kırmızı beyaz topunu göğsüne basar, gülümseyerek hep aynı şeyi söylermiş: “Birinci olan benim!”

Berk ile Yarış: Kaybetmek de Oyunun Bir Parçası — görsel 1

O sabah park yine çocuklarla dolmuş. Arkadaşları kocaman bir ağacın altında toplanıp bir yarış düzenlemeye karar vermiş. “Şu parlak bayraktan salıncaklara kadar koşalım, ilk varan kazansın!” demişler. Berk hemen atılmış, kırmızı beyaz topunu çimenin üstüne usulca bırakıp başlangıç çizgisine dizilmiş. Yüreği güm güm atıyormuş, çünkü içinden yalnızca birinci olmayı geçiriyormuş. Güneş küçük yüzlerini ısıtırken herkes koşmaya hazır beklemiş.

Berk ile Yarış: Kaybetmek de Oyunun Bir Parçası — görsel 2

Bir, iki, üç, başla diye bağırmışlar hep bir ağızdan. Çocuklar rüzgâr gibi koşmaya başlamış. Berk var gücüyle koşmuş, ayakları çimenlere hızla değmiş; ama tam salıncaklara yaklaşırken arkadaşlarından biri önüne geçivermiş. İnce bir gülüşle parlak bayrağa ilk o dokunmuş. Berk ise ikinci gelmiş. Nefes nefese durmuş, yüzü kızarmış, gözleri dolmuş. Kaybetmenin buruk tadını ilk kez bu kadar yakından hissetmiş.

Berk ile Yarış: Kaybetmek de Oyunun Bir Parçası — görsel 3

Berk somurtarak bir kenara çekilmiş, çimenlere oturup dizlerine yaslanmış. “Ben artık oynamıyorum,” demiş küskün küskün. Arkadaşları neşeyle gülüşürken o başını öne eğmiş, top oynamak bile içinden gelmemiş. Tam o sırada renkli bir kelebek yanına konmuş, kanatlarını usulca kapatıp açmış. Sanki “Etrafına bir bak, ne güzel bir gün!” der gibi güneşe doğru süzülüvermiş. Berk kelebeğin ardından bakarken içindeki küskünlük birazcık yumuşamış.

Berk ile Yarış: Kaybetmek de Oyunun Bir Parçası — görsel 4

Berk başını kaldırınca arkadaşlarının hâlâ gülüştüğünü, birbirini kovaladığını görmüş. Kazanan arkadaşı ona el sallamış: “Gel, tekrar oynayalım!” O anda Berk'in içindeki küslük eriyivermiş. Ayağa kalkmış, koşup arkadaşının elini sıkmış: “Çok hızlıydın, seni yürekten tebrik ederim,” demiş içtenlikle. Gülümseyince yüreği bir kuş kadar hafiflemiş. Sonra hep birlikte kahkahalarla yeniden yarışmışlar; kimi birinci, kimi sonuncu olmuş ama hepsi doyasıya eğlenmiş.

Berk ile Yarış: Kaybetmek de Oyunun Bir Parçası — görsel 5

O günden sonra Berk kazanınca sevinmeyi, kaybedince ise gülümseyip “Aferin sana!” demeyi öğrenmiş. Anlamış ki oyunun en güzel yanı birinci olmak değil, dostlarla birlikte gülmek, koşmak ve düşse bile yılmadan yeniden denemekmiş. İyi bir kaybeden olmak aslında en büyük kazançmış; çünkü asıl kazanılan şey, gün batana dek süren o sıcacık dostlukmuş. Berk artık her yarışa gülen bir yürekle koşarmış.

Berk ile Yarış: Kaybetmek de Oyunun Bir Parçası — görsel 6
Paylaş: