Duru'nun Sessiz Zafer Bayrağı: Arkadaşının Başarısını Kutlamak
Duru, mahalle tasarım şenliği için üç karton pervaneli yeşil bir rüzgâr arabası yapmıştı. Günlerce tekerlekleri düzeltmiş, pervaneleri aynı büyüklükte kesmişti. En yakın arkadaşı Selim ise bilyeleri dökmeden taşıyan mavi bir araç hazırlamıştı. Deneme sırasında Duru ona gevşek tekerleği için bir pul bile vermişti. Jüri küçük ayçiçeği sarısı zafer bayrağını Selim'in aracına takınca salon alkışla doldu. Duru'nun yüzü gülümsüyor, içi ise sıkışmış bir düğüm gibi duruyordu.

Selim sevinçle yanına gelip aracı birlikte sürmeyi önerdi. Duru, “İstemiyorum,” deyip masasının altına baktı. Kendi arabasının pervanesini gereğinden sert çevirince karton hafifçe eğildi. Öğretmen Aylin onu kalabalıktan uzak, pencereli köşeye götürdü. Duru, arkadaşına kızgın olmadığını ama bayrağı kendisinin istediğini fısıldadı. Aylin, kıskançlığın bazen “Ben de başarmak istiyorum” diyen bir duygu olduğunu; duygunun kötü olmadığını, davranışın seçilebileceğini anlattı. Pencereden gelen ışık masadaki renkli parçaları sakin sakin aydınlatıyordu. Duru üç sakin nefes alıp ellerini gevşetti.

Duru önce kendi emeğine baktı: Araba gerçekten ilerlemiş, yalnız sol pervanesi havayı iyi yakalayamamıştı. Sonra Selim'in aracında beğendiği şeyi düşündü; bilyeler dönemeçte bile düşmüyordu. İçindeki düğüm biraz çözülünce Selim'in yanına gitti. “Bayrağı görünce kıskandım, bu yüzden seni tersledim. Özür dilerim. Dönemeç çözümünü çok beğendim,” dedi. Selim şaşırıp gülümsedi ve Duru'nun verdiği pul olmasa tekerleğinin çıkacağını söyledi. Başarılarının içinde birbirlerinden öğrendikleri küçük parçalar vardı.

İki arkadaş, jüri masasından izin alıp araçlarını yan yana denedi. Selim bilye yolunun kenarını nasıl yükselttiğini gösterdi; Duru da rüzgârı yakalamak için pervaneyi hafifçe eğmeyi anlattı. Zafer bayrağını paylaşmak zorunda değillerdi; o günkü ödül Selim'indi. Duru bunu yüksek sesle kabul edip alkışa katıldı. İçindeki düğüm çözülürken merakı yeniden yerini buldu. Sonra eğilmiş pervanesini yeni kartonla değiştirdi. Arabası bu kez daha uzağa gidince Selim ilk alkışlayan oldu. Duru'nun sevinci, bayraksız da gerçek ve parlaktı.

Şenlik biterken Duru çantasından küçük, yazısız sarı bir üçgen kesti ve arkasına ertesi denemesi için tarih yerine bir ayçiçeği çizdi. Bu onun sessiz zafer bayrağıydı: başkasının başarısını küçültmeden kendi hedefine devam edebildiğini hatırlatacaktı. Selim ödül bayrağını eve götürürken Duru da çalışan rüzgâr arabasını taşıdı. İkisi gelecek hafta birlikte yeni bir taşıma yolu kurmaya söz verdi. Duru'nun aklı şimdiden yeni pervane biçimleriyle doluydu. Duru, bir arkadaşın ışığının kendi ışığını söndürmediğini; kutlamanın ve öğrenmenin ikisini de büyüttüğünü anlamıştı.
