İlayda'nın Minik İyilik Postanesi
Çocuk Masalları 3 Görüntülenme 2 dk okuma

İlayda'nın Minik İyilik Postanesi

Yağmurlu bir cumartesi sabahı İlayda, mahalle evinin boş panosuna bakıyordu. Nene Saliha pazar çantasını taşımakta zorlanmış, küçük Ali ayakkabı bağını öğrenmek istemiş, sokaktaki kedilerin su kabıysa devrilmişti. Herkesin yapabileceği küçük bir şey olduğunu düşündü. Renkli zarflarını, boş bir meyve kasasını ve oyuncak mührünü getirip Arda'yla birlikte “Minik İyilik Postanesi”ni kurdu. Burada isteyen yardım isteyecek, yapabilen de bir görev seçecekti.

İlayda'nın Minik İyilik Postanesi — görsel 1

Çocuklar iki tür zarf hazırladı: birine ihtiyaçlar, ötekine sunulabilecek yardımlar konacaktı. İlayda, kimsenin adına karar vermeden önce sormayı önerdi. Nene Saliha çantasının tamamını değil, yalnız ağır kavanozları taşımalarını istedi. Ali bağcıklarını birinin bağlamasını değil, nasıl yapıldığını öğrenmek istedi. Bakkal Cemil de raflarını dizmek yerine boş kartonları geri dönüşüm köşesine götürecek iki kişiye ihtiyaç duydu. Doğru yardımın, dikkatle dinlemekle başladığını anladılar.

İlayda'nın Minik İyilik Postanesi — görsel 2

Öğlene doğru kasa zarflarla doldu ve heyecan biraz karışıklığa dönüştü. Bazı çocuklar aynı anda üç görev seçmiş, bazıları yapamayacağı işler için söz vermişti. Bir zarf yağmurda ıslanıp okunmaz olunca İlayda telaşlandı. Arda, görevleri küçük ekiplere ayırmayı ve biten her iş için renkli bir düğmeyi kavanoza atmayı önerdi. İlayda da herkesin yalnız gerçekten tamamlayabileceği bir işi seçmesini istedi. İyiliğin, güzel niyet kadar sorumluluk da gerektirdiğini gördüler.

İlayda'nın Minik İyilik Postanesi — görsel 3

İlk ekip Nene Saliha'nın kavanozlarını eve taşıdı; sonra onunla çay içip eski mahalle oyunlarını dinledi. İkinci ekip Ali'ye tavşan kulağı yöntemiyle bağcık bağlamayı sabırla gösterdi. İlayda ve Arda kartonları yağmurdan koruyup geri dönüşüm köşesine ulaştırdı. En küçük çocuklar devrilen su kabını yıkayıp yeniden doldurdu. Her görev bitince kavanoza bir düğme düştü; çıkan minicik tık sesi, postanenin neşeli zili oldu.

İlayda'nın Minik İyilik Postanesi — görsel 4

Tam kapanacakları sırada postanenin kasası çatladı ve zarflar yere saçıldı. Bu kez herkes ne yapacağını biliyordu. Biri zarfları topladı, biri kuru olanları ayırdı, Arda kasayı sağlamlaştırdı, İlayda da yarım kalan sözleri kontrol etti. Nene Saliha eski dikiş kutusundan büyük bir teneke kutu getirdi. Kutuyu renkli şekillerle süslediler; üzerine yazı yazmak yerine yardım isteyen el ve yardım sunan kalp resimleri çizdiler. Postane artık daha düzenli ve herkese anlaşılırdı.

İlayda'nın Minik İyilik Postanesi — görsel 5

Akşam olduğunda düğme kavanozu ışıl ışıl renklerle dolmuştu. İlayda en büyük sevincin bütün işleri tek başına yapmakta değil, doğru kişileri bir araya getirmekte olduğunu anladı. Minik İyilik Postanesi her cumartesi açılmaya devam etti; bazen bir bitki sulandı, bazen bir kitap okundu, bazen de yalnızca üzgün biri dinlendi. Mahallede herkes, küçük bir yardımın dikkatle sorulduğunda, verilen söz tutulduğunda ve birlikte yapıldığında büyük bir mutluluğa dönüşebileceğini öğrendi.

İlayda'nın Minik İyilik Postanesi — görsel 6
Paylaş: