Nehir'in Sarı Yardım Sepeti: Önce Sormayı Öğrenmek
Çocuk Masalları 11 Görüntülenme 2 dk okuma

Nehir'in Sarı Yardım Sepeti: Önce Sormayı Öğrenmek

Nehir'in sınıfı, okul bahçesine kuşlar için sığ bir su kabı ve çevresine çiçekli bir dinlenme köşesi hazırlıyordu. Nehir yardım etmeyi çok seviyordu; sarı sepetini makas, ip, eldiven ve renkli taşlarla doldurmuştu. Fakat heyecanlanınca sormayı unutuyordu. Mert taşları dizerken sırasını değiştirdi, Eylül kurdele bağlarken ipi elinden aldı, Can toprağı taşırken kovasını birden kaldırdı. Arkadaşları teşekkür etmek yerine sessizleşince Nehir şaşırdı; oysa yalnızca işi hızlandırmak istemişti.

Nehir'in Sarı Yardım Sepeti: Önce Sormayı Öğrenmek — görsel 1

Öğretmen Sibel, Nehir'i azarlamak yerine yanına oturdu. Bazen yardımın da kapıyı çalması gerektiğini söyledi ve üç kısa soru öğretti: Yardım ister misin? Nasıl yardım edeyim? Şimdi uygun mu? Nehir sarı sepetinin sapına üç düğüm attı; her düğüm ona bir soruyu hatırlatacaktı. İlk olarak Mert'in yanına gitti. Taşlarını yeniden dizmek isteyip istemediğini sordu. Mert, şekli kendi tamamlamak istediğini ama ağır son taşı birlikte kaldırabileceklerini söyleyince Nehir bekledi ve tam istenen anda yardım etti.

Nehir'in Sarı Yardım Sepeti: Önce Sormayı Öğrenmek — görsel 2

Sonra Eylül'e kurdeleler için nasıl yardım edebileceğini sordu. Eylül düğümleri kendi atmak, Nehir'den yalnızca renkleri sıraya koymasını istedi. Can ise o anda yardım istemediğini, kovayı bitirince sulama kabını taşıyabileceklerini söyledi. Nehir önce biraz sabırsızlandı; sonra sarı sepetteki düğümlere dokunup bekledi. Arkadaşlarının farklı cevap verebileceğini fark etti: Biri birlikte yapmak, biri küçük bir görev vermek, biri de tek başına denemek isteyebilirdi. Hepsine saygı duymak yardımın bir parçasıydı.

Nehir'in Sarı Yardım Sepeti: Önce Sormayı Öğrenmek — görsel 3

Öğleden sonra rüzgâr çıkınca hazırladıkları gölgelik örtünün bir köşesi gevşedi. Nehir hemen koşmak yerine arkadaşlarına baktı ve yardım isteyip istemediklerini sordu. Bu kez herkes görevini söyledi: Mert direği tuttu, Eylül ipi bağladı, Can mandalları uzattı, Nehir de sarı sepetinden sağlam ipi çıkarıp gerginliği ayarladı. Kimse kimsenin elinden iş almadı. Örtü yeniden gerilince altında güvenli bir gölge oluştu; kuş su kabı da devrilmeden yerinde kaldı. Dört arkadaş, birlikte başardıkları işe gülümseyerek baktı.

Nehir'in Sarı Yardım Sepeti: Önce Sormayı Öğrenmek — görsel 4

Köşe tamamlandığında ilk serçe sığ kaba konup su içti. Nehir, sarı sepetinin üzerine üç küçük düğümün resmini çizdi; yazı yazmadı, çünkü şekiller bile ona soruları hatırlatıyordu. Ertesi gün başka bir grup yardım istediğinde önce neye ihtiyaçları olduğunu dinledi. Bazen ip tuttu, bazen malzeme getirdi, bazen de yalnızca cesaret verdi. Nehir, iyi niyetin önemli olduğunu ama gerçek yardımın karşıdakinin seçimine yer açınca güzelleştiğini öğrendi. O günden sonra sarı sepeti hızın değil, saygılı dayanışmanın simgesi oldu. Bütün sınıf bunu benimsedi.

Nehir'in Sarı Yardım Sepeti: Önce Sormayı Öğrenmek — görsel 5
Paylaş: