Lina ve Uykucu Yıldız Treni: Sakin Bir Gece Masalı
Uyku Öncesi Masallar 1 Görüntülenme 2 dk okuma

Lina ve Uykucu Yıldız Treni: Sakin Bir Gece Masalı

Gece evin bütün odalarını sessizce örtmüş, saat yumuşakça tik tak etmeye başlamıştı. Beş yaşındaki Lina ay desenli pijamalarını giymiş, mavi balina oyuncağını kucaklamıştı ama uykusu bir türlü gelmiyordu. Aklında gün boyunca söylediği sözler, yarının oyunları ve yarım kalan resmi dolaşıyordu. Tam o sırada pencere pervazından ince bir zil sesi duyuldu. Dışarıda, üç vagonlu minicik bir tren yıldız tozları üzerinde usulca bekliyordu.

Lina ve Uykucu Yıldız Treni: Sakin Bir Gece Masalı — görsel 1

Trenin lavanta şapkalı kondüktörü Uhu, pencereye doğru eğilip fısıldadı: ‘Uykucu Yıldız Treni üç sakin durakta yolcu indirir.’ Lina sabahlığını giyip balinasıyla birinci vagona oturdu. Koltuklar bulut kadar yumuşaktı; tren koşmuyor, ninni ritminde salınıyordu. İlk durakta tabelasız bir nefes bahçesi vardı. Uhu, ‘Burnundan çiçek koklar gibi al, ağzından tüy uçurur gibi ver,’ dedi. Lina üç yavaş nefes alınca omuzları gevşedi.

Lina ve Uykucu Yıldız Treni: Sakin Bir Gece Masalı — görsel 2

İkinci durakta gümüş sepetler ay ışığı altında dizilmişti. ‘Burası Düşünce Sepetleri,’ dedi Uhu. Lina yarım kalan resmini bir sepete, yarınki oyunu başka bir sepete, gün içinde kırdığı kalem için duyduğu üzüntüyü de üçüncüye koyduğunu hayal etti. Sepetlerin kapakları kapanmadı; yalnızca düşüncelere sabaha kadar dinlenecek güvenli bir yer verdi. Lina, aklına gelen şeyleri kovmak gerekmediğini, onları nazikçe beklemeye bırakabileceğini anladı.

Lina ve Uykucu Yıldız Treni: Sakin Bir Gece Masalı — görsel 3

Son durak Sessiz Ay Bahçesi’ydi. Papatyalar başlarını eğmiş, minik salyangozlar yaprakların altında uyumuştu. Uhu, Lina’dan ayak parmaklarını, bacaklarını, karnını, ellerini ve yüzünü sırayla yumuşatmasını istedi. Lina her bölüm gevşedikçe bedeninin yatağa benzeyen sıcak bir buluta dönüştüğünü düşündü. Mavi balinasını daha hafif tutmaya başladı. Bahçedeki küçük gölet gökyüzünü hiç kıpırdamadan yansıtıyordu; hiçbir canlı acele etmiyordu.

Lina ve Uykucu Yıldız Treni: Sakin Bir Gece Masalı — görsel 4

Tren dönüş yoluna çıktığında tekerlekler ‘dinlen, dinlen’ der gibi düzenli sesler çıkardı. Lina pencerenin dışında yavaşça kayan yıldızları saymak istedi ama beşinci yıldızdan sonra göz kapakları ağırlaştı. Uhu cep saatindeki ayı gösterip, ‘Uyku bir yarış değildir; bedenin hazır olduğunda kendiliğinden yaklaşır,’ diye fısıldadı. Evlerinin penceresi göründüğünde Lina’nın nefesi derin ve sakindi. Tren pervaza bir tüy kadar hafif yanaştı.

Lina ve Uykucu Yıldız Treni: Sakin Bir Gece Masalı — görsel 5

Lina kendini yeniden yatağında buldu. Annesi kapı aralığından gülümsüyor, oda ay ışığıyla sessizce parlıyordu. Lina günün düşüncelerinin sepetlerde güvende olduğunu hatırladı; ayak parmaklarından alnına kadar bedenini bir kez daha gevşetti. Mavi balinasına sarılıp uzun bir nefes verdi ve mışıl mışıl uyudu. O geceden sonra uyku gecikince acele etmedi: yavaş nefes aldı, düşüncelerine dinlenecek yer açtı ve bedenini yumuşattı. Yıldız Treni de rüyalarının kıyısında usulca yol aldı.

Lina ve Uykucu Yıldız Treni: Sakin Bir Gece Masalı — görsel 6
Paylaş: