Minik Ateşböceği Işıl ile Uyku Vakti: Yavaşça Sakinleşmek
Akşam usulca çökerken çayırın kıyısında minik bir ateşböceği uyandı. Adı Işıl'dı ve karnında küçük, sarı bir fener taşıyordu. Gün boyu tatlı tatlı uyuyan Işıl, güneş dağların arkasına saklandığında gözlerini yavaşça açtı. Etrafına baktığında çiçekler başlarını eğmiş, uykuya hazırlanıyordu. Gökyüzü pembeden mora, mordan lacivert bir örtüye bürünüyordu. Işıl da fenerini nazikçe yakıp gecenin sessizliğine 'iyi akşamlar' diye fısıldadı.

Işıl kanatlarını usul usul çırparak çayırın üzerinde süzülmeye başladı. Havada bir aşağı, bir yukarı, tıpkı bir ninninin ritmi gibi salınıyordu. Uçtukça ışığı çevreye yumuşacık, altın sarısı bir parıltı serpiyordu. Yorgun papatyalara 'iyi geceler' dedi, uykulu çimenlere 'tatlı rüyalar' diledi. Gece esintisi ona eşlik ediyor, kanatlarını sevgiyle usulca okşuyordu. Her kanat çırpışında biraz daha sakinleşiyor, biraz daha yavaşlıyordu.

Az ötede, Işıl'ın minik arkadaşları da birer birer fenerlerini yakmıştı. Karanlığın içinde uçuşan bu yumuşak ışıklar, gökten inmiş küçük yıldızlara benziyordu. Hepsi birlikte sakin sakin dönüp duruyor, gecenin uykulu şarkısını fısıldıyorlardı. Işıl arkadaşlarına yaklaştı ve hep bir ağızdan usulca mırıldandılar. Sesleri o kadar tatlıydı ki, dinleyen herkesin göz kapakları yavaşça ağırlaşıyordu. Çayır, bu ışıltılı ninniyle kucaklanmış gibiydi.

Gece ilerledikçe Işıl'ın kanatları biraz yoruldu, uçuşları giderek yavaşladı. Yumuşak bir yaprağın üzerine kondu ve derin, huzurlu bir nefes aldı. Fenerinin ışığını azıcık kıstı, sonra biraz daha, sonra bir parça daha. Işığı artık minicik bir mum alevi kadar sakin, sıcacık parlıyordu. Işıl tatlı tatlı esnedi, yaprağın üstünde kıvrılıp yumuşacık bir yatağa uzanır gibi yerleşti. Göz kapakları ağırlaştıkça dünyası daha da sessizleşiyordu.

Çayırın her yanı derin bir huzurla sarılmıştı; her şey uyumaya hazırdı. Rüzgâr yavaşladı, yapraklar kımıldamayı bıraktı, dere bile daha usul akmaya başladı. Işıl son bir kez etrafına baktı, ışığını iyice kısarak fısıldadı: 'İyi geceler sevgili çayır.' Küçük fener, bir yıldızın gözünü kırpması gibi usulca söndü. Işıl gözlerini kapadı ve mışıl mışıl, huzur içinde uykuya daldı. Gece onu yumuşacık kollarına aldı.

Sevgili çocuklar, tıpkı minik Işıl gibi bizim de günün sonunda yavaşça sakinleşmeye ihtiyacımız var. Koşturmayı bırakıp derin bir nefes almak, ışığımızı usulca kısmak bize huzur getirir. Şimdi siz de gözlerinizi kapatın, yumuşacık yastığınıza sokulun ve rahatça nefes alın. Gece sizi sevgiyle sarmalıyor, tatlı rüyalar sizi bekliyor. Uyumak, bedenimizi ve yüreğimizi yeni bir güne hazırlar. İyi geceler, tatlı uykular; uyuyun artık, mışıl mışıl uyuyun.
