Mino ve Uykucu Bulutun Ay Işığı Yolculuğu
Uyku Öncesi Masallar 1 Görüntülenme 2 dk okuma

Mino ve Uykucu Bulutun Ay Işığı Yolculuğu

Gece, Papatya Sokağı'nın damlarına lacivert bir battaniye sermişti. Minik kedi Mino yatağına kıvrıldı, fakat yastığını bir sağa bir sola çeviriyordu. Pencereden içeri ince bir ay ışığı süzüldü. Anne Kedi, Mino'nun battaniyesini düzeltti ve “Uyku hemen gelmezse endişelenme,” dedi. “Bedenimize dinlenmesi için zaman verebiliriz.” O sırada pencerenin önünde avuç kadar pofuduk bir bulut belirdi. Bulut uykulu gözlerini kırpıp sessizce esnedi. Mino şapkasını taktı, bulutun yumuşak sırtına oturdu; annesi pencerenin yanında güvenle bekledi.

Mino ve Uykucu Bulutun Ay Işığı Yolculuğu — görsel 1

Uykucu Bulut, evlerin üzerinden bir tüy kadar hafif yükseldi. Sokak lambaları aşağıda küçük bal damlaları gibi parlıyordu. Mino, gün boyunca aklında kalan düşünceleri saymaya başladı; sonra Bulut ona yavaş bir oyun gösterdi. Ay ışığını koklar gibi burnundan nefes aldı, dört patisini gevşetirken usulca verdi. Mino da aynısını yaptı. Her nefeste omuzları yumuşadı, kuyruğu bulutun üzerine sakinçe uzandı. Fırının bacasından çıkan ince duman bile acele etmeden göğe karışıyordu. Sokaktaki bütün sesler, uzak bir ninniye dönüşür gibi yavaşladı.

Mino ve Uykucu Bulutun Ay Işığı Yolculuğu — görsel 2

Birlikte Saatçi Tepesi'ne vardılar. Tepedeki çiçekler yapraklarını kapatmış, salyangozlar parlak izlerini tamamlayıp taşların altına çekilmişti. Mino gündüz gördüğü üç güzel şeyi düşündü: arkadaşıyla paylaştığı sütü, rüzgârda dönen papatyayı ve annesinin sıcak gülümsemesini. Her anıyı küçük bir yıldız gibi gökyüzüne bıraktı. Yıldızlar sıralanıp nazik bir yol oluşturdu. Uykucu Bulut, “Günün güzel anları burada güvende; onları sabaha kadar taşımana gerek yok,” der gibi pofuduk kenarını Mino'nun patisine dokundurdu.

Mino ve Uykucu Bulutun Ay Işığı Yolculuğu — görsel 3

Yıldızlı yol onları Ay Gölü'nün üzerine götürdü. Su, gümüş bir ayna kadar durgundu. Mino göldeki yansımasına bakınca göz kapaklarının ağırlaştığını fark etti. Bulut yavaşça alçaldı; gölün üzerinde tek bir halka oluşmadan süzüldü. Mino bir nefes daha aldı, sonra gün içinde yapamadığı küçük bir işi hatırladı: oyuncak faresini sepete koymayı unutmuştu. Anne Kedi'nin yarın ona yardım edeceğini düşündü. Her işi gece çözmek zorunda olmadığını anlayınca içi rahatladı. Düşünceyi bir yaprak gibi göle bıraktı; yaprak sessizce kıyıya süzüldü.

Mino ve Uykucu Bulutun Ay Işığı Yolculuğu — görsel 4

Uykucu Bulut, Mino'yu yeniden pencerenin önüne getirdi. Anne Kedi onu kucağına alıp sıcak yatağına yatırdı. Mino'nun patileri artık gevşek, nefesi düzenliydi. Bulut, cama minicik bir ay şekli çizmeden yalnızca dışarıdan başını eğdi ve yıldızların arasına karıştı. Mino battaniyesinin altında günün güzel anlarının gökyüzünde saklandığını, yarının işlerinin de sabahı bekleyebileceğini düşündü. Gözlerini kapatırken annesinin mırıltısını dinledi. O gece Mino şunu öğrendi: Uyku kovalanan bir şey değil; beden sakinleşince, düşünceler nazikçe bırakılınca kendiliğinden gelen yumuşak bir dosttu.

Mino ve Uykucu Bulutun Ay Işığı Yolculuğu — görsel 5
Paylaş: